Türkiye zeytin üretiminde tarihi bir sezona hazırlanıyor. 2026 yılı için yüksek rekolte beklentisi oluşurken, zeytinciliğin yoğun olarak yapıldığı ilçeler üretimdeki başarılarıyla öne çıkıyor.
Manisa’nın Köprübaşı ilçesi, kişi başına düşen üretim miktarıyla Türkiye’nin zeytin üretiminde dikkat çeken merkezi haline geldi. İlçede kişi başına yaklaşık 5,2 ton zeytin üretimi gerçekleştirilmesi bekleniyor.
Zeytin üretiminde dönemsel olarak görülen “var yılı” ve “yok yılı” etkisi, üretim miktarlarını doğrudan etkiliyor.
2025 sezonunda yaklaşık 2 milyon 450 bin ton seviyesinde kalan üretimin ardından, 2026 sezonunda önemli bir artış öngörülüyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun ilk tahminlerine göre zeytin üretiminin 3 milyon 800 bin tonu aşabileceği belirtiliyor.
Bu seviyeye ulaşılması halinde Türkiye’nin 2024 yılında elde ettiği yaklaşık 3,7 milyon tonluk üretim miktarının üzerine çıkılarak yeni bir rekor kırılması bekleniyor.
Manisa’nın Köprübaşı ilçesi, nüfusuna oranla gerçekleştirdiği zeytin üretimiyle Türkiye’de ilk sırada yer alıyor.
Son yıllarda zeytinciliğe yapılan yatırımlar, artan ağaç varlığı ve üreticilerin kalite odaklı çalışmaları ilçenin yükselişinde etkili oldu.
Köprübaşı’nda zeytin ağacı sayısındaki artışın yanı sıra ağaç başına alınan verimin de yükseldiği belirtiliyor. İlçe, büyük zeytinyağı markalarının önemli tedarik merkezlerinden biri konumuna geldi.
Manisa, son yıllarda zeytin üretiminde büyük bir çıkış yakalayarak önemli üretim merkezlerinden biri haline geldi.
Kentte yaklaşık 25 milyon zeytin ağacı bulunurken, özellikle geçmişte farklı tarım ürünleriyle uğraşan üreticilerin zeytinciliğe yönelmesi bu yükselişte etkili oldu.
Bölgedeki üreticiler, yeni yatırımların yanı sıra kalite ve marka bilincinin gelişmesinin de sektöre katkı sağladığını ifade ediyor.
Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden biri olan Mersin’in Mut ilçesi de bu sezon yüksek üretim beklentisi taşıyor.
Akdeniz ikliminin sağladığı avantajlarla öne çıkan Mut, özellikle düşük nem oranı sayesinde kaliteli ve aroması güçlü zeytinleriyle biliniyor.
İlçede üretilen zeytinyağlarının düşük asit oranı nedeniyle büyük ilgi gördüğü ve birçok önemli markanın bölgeden ürün tedarik ettiği belirtiliyor.
Sektör temsilcileri, yüksek üretimin yanında elde edilen ürünün ekonomik değerinin artırılmasının önemine dikkat çekiyor.
Üreticiler, rekor beklentisinin doğru planlama, güçlü pazarlama ve markalaşma çalışmalarıyla desteklenmesi gerektiğini belirtiyor.
Uzmanlara göre Türkiye’nin artan zeytin üretimi, yalnızca iç piyasaya değil, ihracata da önemli katkı sağlayabilecek bir potansiyel taşıyor.