Mobil
Finans

Yüz Milyon Yıl Sonra Uyanan Kara Delik Volkanik Şekilde Patladı

18 Ocak 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Astronomlar, yaklaşık 100 milyon yıl boyunca sessiz kalan bir süper kütleli kara deliğin patlama anını kaydetmeyi başardı.

Kozmik Olayın Görüntülenmesi

Astronomlar, yaklaşık 100 milyon yıl süren bir sessizlik döneminin ardından yeniden “uyanmış” bir süper kütleli kara deliğin patlama anını kaydetmeyi başardı.

Bu kara delik, ev sahibi galaksisini tamamen dönüştürebilecek bir güçte, adeta “kozmik bir volkan” gibi patladı.

J1007+3540 adı verilen kara delik, Samanyolu Galaksisi'nden yaklaşık 10 kat daha geniş dev plazma akıntıları üretiyor ve neredeyse bir milyon ışık yılı uzunluğuna ulaşıyor.

Araştırmanın başyazarı Shobha Kumari, bu durumu “uzun bir sessizlikten sonra patlayan kozmik bir volkanın gözlemlenmesi” olarak tanımladı.

Bu çalışma, neredeyse tüm galaksilerin merkezinde bulunan süper kütleli kara deliklerin çok azının bu denli etkileyici ve yıkıcı patlamalar gerçekleştirdiğine dikkat çekiyor.

Kara Deliğin Ortamı ve Etkileri

J1007+3540, son derece sıcak gazla dolu büyük bir galaksi kümesinin içerisinde yer almakta. Bu durum, kara deliğin patlayıcı gücü ile çevresindeki gazın baskısı arasında sürekli bir çatışma yaratıyor.

Gözlemler, Hollanda’daki Low Frequency Array (LOFAR) ve Hindistan’daki Giant Metrewave Radio Telescope’un (uGMRT) geliştirilmiş versiyonu kullanılarak gerçekleştirildi.

Radyo görüntüleri, kara deliğin yakın zamanda yeniden aktif hale geçtiğini ortaya koyuyor.

Araştırma, yalnızca mevcut patlamayı değil, aynı zamanda kara deliğin geçmişteki şiddetli olaylarını da gün yüzüne çıkarıyor. Parlak iç jetin etrafında, daha eski patlamalardan geriye kalan sönük plazma kozası tespit edildi.

Gelecekteki Olasılıklar

Samanyolu’nun merkezindeki süper kütleli kara delik Sagittarius A*, şu an için durgun bir durumda kabul ediliyor. Ancak bilim insanları, benzer bir olayın gelecekte burada da yaşanabileceğini ifade ediyor.

Böyle bir durumun, evren üzerinde köklü etkiler yaratabileceği belirtilirken, Dünya’nın büyük ihtimalle korunacağı, ancak doğrudan bir isabetin yaşamı yok edecek kadar güçlü olabileceği vurgulanıyor.