Dünya genelindeki ekonomik krizler ve enflasyon ile birlikte jeopolitik sorunlar, altının değerini artırdı. Uzmanlar, altındaki dalgalanmaların kriz değil, bir fırsat olduğunu ifade ediyor.
Altın Madencileri Derneği (AMD) Başkanı Hasan Yücel, altındaki ani yükselişin ardından kısa süreli gerilemelerin olağan olduğunu, fakat uzun vadede trendin yukarı yönlü olacağını belirtti. Ayrıca, Türkiye'nin üretim stratejisinin yerli kaynaklara yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Yücel, yaptığı değerlendirmeleri verilerle destekledi:
Yücel, Türkiye'nin yıllık altın üretiminin yaklaşık 28 ton civarında olduğunu belirtirken, ülkenin potansiyelinin bu rakamın çok üzerinde olduğunu ifade etti. Türkiye'nin bilinen altın rezervinin yaklaşık 6,500 ton olduğu, keşiflerle bu rakamın 10,000 tona kadar ulaşabileceği öngörülüyor.
Stratejik Hedef: Önümüzdeki 5 yıl içinde sürdürülebilir bir şekilde yıllık 100 ton üretim seviyesine ulaşmak.
Gerekli Yatırım: İzin süreçlerinin hızlandırılması ve finansmana erişim ile birlikte 5-10 milyar dolarlık ek yatırım gerekmekte.
Ekonomik Katkı: Yerli üretimin artmasıyla ithalata bağımlılığın azalması ve cari açık üzerindeki baskının hafifletilmesi bekleniyor.
Türkiye’nin yalnızca madencilik alanında değil, ayrıca işleme ve ticaret alanında da güçlü bir altyapıya sahip olduğu ifade ediliyor. Güçlü rafineri ve kuyumculuk sektörü sayesinde Türkiye'nin, çevre ülkelerin altınını rafine eden ve ticaretini yöneten bölgesel bir "Altın Üssü" haline gelmesi stratejik bir hedef olarak belirlenmiş durumda.