Avrupa Birliği, Schengen vizesi uygulamalarını daha titiz bir şekilde kontrol etmek amacıyla Giriş/Çıkış Sistemi (EES) adlı sistemi hayata geçirdi. 10 Nisan 2026 tarihinde yürürlüğe girecek olan bu sistem sayesinde, Avrupa’ya seyahat eden kişilerin giriş ve çıkış hareketleri ile hangi ülkede ne kadar süre kaldıkları dijital ortamda kaydedilmeye başlanacak.
Yeni sistemle beraber, Schengen vizesinin alındığı ülke ile ziyaret edilen ülkeler arasındaki uyumsuzluklar daha kolay bir şekilde tespit edilebilecek. Örneğin, vizenin bir ülkeden alınarak, çoğunlukla başka ülkelerde geçirdiği zaman, sonraki vize başvurularında red alma olasılığını artırabilir.
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Firuz Bağlıkaya, yeni sistemle parmak izi, biyometrik bilgiler ve seyahat geçmişinin ortak bir veri tabanında toplandığını ifade etti. Bu sayede hem ilk giriş yapılan ülke hem de en uzun süre kalınan ülke net bir şekilde görülebilecek.
Özellikle Almanya, Fransa ve İtalya gibi ülkelerde vize randevusu bulmak zorlaşırken, birçok kişi daha kolay randevu alınabilen Yunanistan üzerinden Schengen vizesi almaya yöneliyor. Ancak bu durum yeni sistemle birlikte riskli bir hale gelmiş durumda.
Avrupa Komisyonu verilerine göre, 2024 yılında dünya genelinde 11,7 milyonu aşan Schengen vizesi başvuruları, Avrupa ülkelerine 1 milyar euronun üzerinde gelir sağladı. Türkiye’den yapılan başvurularda ödenen toplam ücret ise 100 milyon euroyu aştı.
Schengen vizesi başvurularında:
Türkiye'den yapılan başvurular 2024 yılında 1,17 milyonu geçerken, red oranı %14,5 seviyesine düştü.
Uzmanlar, Schengen vizesi alırken en fazla zaman geçirilecek ülkeden başvuru yapılmasını ve seyahat planlarının buna göre düzenlenmesini tavsiye ediyor. Yeni sistem ile birlikte kurallara uyum, vize onayı için her zamankinden daha önemli hale gelmiş durumda.