Zafer Partisi'nin Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konularla ilgili açıklamalarda bulundu.
Özdağ, Münih’teki Güvenlik Konferansı hakkında şu ifadeleri kullandı: “Kravatlı teröristler Münih’e geldiler. 2008 yılında Aktütün Karakolu’na yönelik saldırıyı yöneten terörist de oradaydı. Devlet protokolü içinde yer alıyorlardı. Kırmızı bültenle aranan bir terörist, nasıl oluyor da devlet yetkililerimizle aynı ortamda bulunabiliyor? Bu durum devlet ciddiyetini sorgulatıyor.”
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporuyla ilgili yorumlarda bulunan Özdağ, şunları söyledi:
“Türkiye Büyük Millet Meclisi Öcalan komisyonu, dün ortak raporu yayınladı. Bu raporu dikkatlice inceledim. Bu rapor, Türkiye Cumhuriyeti devletinin milli, üniter ve laik yapısını ortadan kaldırmaya yönelik resmi bir belgedir. Başka bir anlamı yok. Bu rapor, Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal yapısına karşı bir darbe niteliğindedir. Evet, terörsüz bir Türkiye'yi tüm vatandaşlar istiyor. Ancak bu, terör örgütüyle pazarlık yaparak ve onların taleplerini kabul ederek sağlanamaz.”
Raporun yerel yönetimlere dair bölümüne değinen Özdağ, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e seslenerek, “Silivri’de birçok Belediye Başkanı tutuklu. Sayın Genel Başkan, bu rapora nasıl imza atabiliyorsunuz?” şeklinde konuştu.
Özdağ, Yunanistan Çözüm Partisi Milletvekili Konstantinos Chitas’ın, kendisinin Yunanistan’a girişinin yasaklanması yönündeki çağrısına da yanıt verdi:
“Batı Trakya’da yaptığım konuşmalar, Yunanistan’ın egemenliğini tehdit eden söylemler değildi. Lozan hukukuna saygı gösterilmesi gerektiğini hatırlattım. Kimse, bizim Gümülcine ve İskeçe’ye gidip müftülerimizi ziyaret etmemizi engelleyemez.”
Partisinin herhangi bir ittifaka katılıp katılmayacağına dair bir soruya Özdağ, şu şekilde yanıt verdi:
“Seçim sistemi, bir ittifak kurmayı zorunlu hale getirebilir. Ancak şu an için Zafer Partisi olarak, herhangi bir ittifak çalışması yapmanın gereksiz olduğunu düşünüyoruz. Biz siyaseti Ankara koridorlarında değil, Anadolu sokaklarında yapmayı tercih ediyoruz.”