Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 yılının ilk yarısına ilişkin alkollü içki arz verileri, Türkiye’de tüketim tercihlerinde önemli bir değişim yaşandığını ortaya koydu. Toplam alkollü içki satışlarında düşüş görülürken, ürün grupları arasında dikkat çekici farklılıklar oluştu.
Verilere göre bira satışlarında sert gerileme yaşanırken, viski ve rakı gibi yüksek alkollü içeceklerde çift haneli artış kaydedildi.
2026 yılının ocak-haziran döneminde Türkiye iç piyasasına sunulan toplam alkollü içki miktarı 566,2 milyon litre olarak gerçekleşti.
Bu rakam, 2025 yılının aynı dönemindeki 627,2 milyon litre seviyesine göre yüzde 9,7 düşüş anlamına geldi. 2024 yılının ilk yarısına kıyasla da toplam arzda yüzde 5,1 oranında azalma görüldü.
Yetkililer, söz konusu rakamların doğrudan tüketimi değil, üretici ve ithalatçıların iç piyasaya sunduğu resmi arz miktarını gösterdiğine dikkat çekiyor.
Toplam pazardaki gerilemenin en önemli nedeni bira satışlarındaki azalma oldu.
2024 yılının ilk yarısında 515,1 milyon litre olan bira satışları, 2025'in aynı döneminde 545,1 milyon litreye yükselmişti. Ancak 2026'nın ilk altı ayında satışlar 477,2 milyon litreye kadar geriledi.
Böylece bira satışlarında yıllık bazda yüzde 12,4, 2024 yılına göre ise yüzde 7,3 düşüş yaşandı.
Toplam alkollü içki satışındaki yaklaşık 61 milyon litrelik azalmanın büyük bölümünü bira grubundaki gerileme oluşturdu.
Alkollü içki pazarındaki genel düşüşe rağmen viski satışlarında artış dikkat çekti.
2024 yılının ilk yarısında 13,89 milyon litre olan viski satışları, 2025'te 15,97 milyon litreye, 2026'nın ilk altı ayında ise 17,82 milyon litreye çıktı.
Bu rakamlarla viski satışları yıllık bazda yüzde 11,6, iki yıllık süreçte ise yüzde 28,3 oranında yükseldi.
Daha yüksek fiyatlı ürün grubundaki bu artış, tüketici tercihlerinde değişim yaşandığı değerlendirmelerine neden oldu.
Rakı satışlarında ise 2025 yılında yaşanan düşüşün ardından 2026'da önemli bir toparlanma görüldü.
2024'ün ilk yarısında 18,36 milyon litre olan rakı satışları, 2025'te 16,37 milyon litreye gerilemişti. 2026'nın aynı döneminde ise satışlar yüzde 14,3 artarak 18,72 milyon litreye ulaştı.
Böylece rakı satışları, 2024 yılındaki seviyenin de üzerine çıktı.
Şarap grubunda da 2026 yılının ilk yarısında sınırlı bir yükseliş kaydedildi.
2025 yılında 28,90 milyon litreye düşen şarap satışları, 2026'nın ilk altı ayında yüzde 3,9 artışla 30,04 milyon litreye çıktı.
Ancak bu rakam, 2024 yılındaki 31,16 milyon litrelik seviyenin altında kaldı.
Verilerde toplam ürün hacmi ile içerdiği saf alkol miktarı arasında da farklılık görüldü.
2026 yılının ilk yarısında alkollü içeceklerin içerdiği saf alkol miktarı 51,03 milyon litre olarak hesaplandı. Bu rakam, 2025 yılına göre yüzde 1,9 düşüş gösterirken, 2024 yılına göre yüzde 1,7 artış anlamına geldi.
Bu durum, toplam hacimdeki düşüşün yalnızca tüketimdeki azalmadan değil, ürün tercihindeki değişimden de kaynaklanabileceğine işaret etti.
Aylık veriler incelendiğinde, 2026 yılındaki düşüşün özellikle yılın ilk iki ayında yoğunlaştığı görüldü.
Ocak ayında toplam alkollü içki arzı 23,7 milyon litre, şubat ayında ise 27,9 milyon litre oldu. Bu rakamlar, 2025 yılının aynı aylarında sırasıyla 44,5 milyon litre ve 52,7 milyon litre seviyesindeydi.
Yılın ilk yarısındaki toplam düşüşün yaklaşık yüzde 75'inin ocak ve şubat aylarında gerçekleştiği belirtildi.
Alkollü içeceklerde 2025 sonunda yapılan Özel Tüketim Vergisi artışlarının, 2026 yılının ilk aylarındaki satış hareketlerinde etkili olmuş olabileceği değerlendiriliyor.
Vergi artışı öncesinde üretici ve dağıtıcıların stoklarını artırması, aralık ayında arzın yükselmesine, ardından ocak ve şubat aylarında satışların düşmesine neden olmuş olabilir.
Ancak mevcut veriler, düşüşün ne kadarının gerçek tüketim azalmasından, ne kadarının stok hareketlerinden kaynaklandığını kesin olarak ortaya koymuyor.
Açıklanan rakamlar, Türkiye’de alkollü içki pazarında ürün tercihleri açısından önemli bir dönüşüme işaret ediyor.
Bira gibi yüksek hacimli ürünlerde gerileme yaşanırken, viski ve rakı gibi daha yüksek alkollü ürünlerde artış görülmesi dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre fiyat değişimleri, vergi düzenlemeleri, tüketici alışkanlıkları, turizm hareketleri ve ekonomik koşullar bu değişimde etkili olan başlıca faktörler arasında yer alıyor.
Şirketler de satışlardaki düşüşte enflasyonun tüketici satın alma gücü üzerindeki etkisi, olumsuz hava koşulları ve turizm hareketlerindeki değişimin rol oynadığını belirtiyor.