Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir dönem başlarken, Türk iş dünyası ülkenin yeniden yapılanması kapsamında ortaya çıkabilecek ticaret ve yatırım fırsatlarını değerlendirmek üzere Şam’a yöneldi. Ticaret Bakanlığı koordinasyonundaki heyetin ardından TÜSİAD temsilcilerinin gerçekleştirdiği temaslarda, iki ülke arasındaki ticaretin 10 milyar dolara çıkarılması hedefi öne çıktı.
Ancak Türk şirketlerinin Suriye pazarında kalıcı yatırımlara yönelmesi için finansman, tahsilat, teminat ve hukuki güvence gibi başlıkların netleştirilmesi gerekiyor.
Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda ve Türkiye İhracatçılar Meclisi organizasyonuyla yaklaşık 40 Türk şirketinin yer aldığı bir heyet Şam’da temaslarda bulundu.
Bu ziyaretin ardından TÜSİAD heyeti de Suriye’ye giderek ülkenin ekonomi yönetimi ve iş dünyasının temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdi.
TÜSİAD heyetinde Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Perihan İnci ve Fatih Kemal Ebiçlioğlu ile Ankara Temsilcisi Ü. Barış Urhan yer aldı.
TÜSİAD heyetinin temasları yalnızca özel sektör görüşmeleriyle sınırlı kalmadı. Suriye Ekonomi ve Dışişleri bakanlıklarının yanı sıra Merkez Bankası, Varlık Fonu, Ticaret Odaları Birliği, Sanayi Odaları Birliği ve çeşitli iş dünyası kuruluşlarıyla görüşmeler yapıldı.
Toplantılarda yeniden yapılanma süreci, yatırım imkanları, ticaret, finansmana erişim, mevzuat, bürokratik süreçler ve altyapı ihtiyaçları gibi konular ele alındı.
Suriye'nin yeniden yapılanma sürecinde çok sayıda sektörde yeni iş fırsatlarının ortaya çıkması bekleniyor.
Özellikle inşaat, enerji, sanayi, kimya, gıda ve teknoloji alanları Türk şirketleri açısından öne çıkan sektörler arasında bulunuyor. Konutlardan enerji altyapısına, yollardan sanayi tesislerine kadar geniş bir alanda yatırımlara ihtiyaç duyulması bekleniyor.
Türkiye ayrıca Şam Uluslararası Fuarı'nda 33 stantla yer alarak Suriye pazarındaki ticari varlığını güçlendirmeye yönelik adımlar attı.
Türkiye ile Suriye arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 3,7 milyar dolar seviyesine ulaştı.
İki ülke arasında açıklanan yeni hedef ise ticaret hacmini 10 milyar dolara taşımak. Bu hedefin gerçekleşmesi halinde mevcut ticaret hacminin yaklaşık 2,7 katına çıkması söz konusu olacak.
Suriye'nin yeniden yapılanmasıyla birlikte ortaya çıkabilecek yüksek yatırım ihtiyacının da iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin büyümesine katkı sağlaması bekleniyor.
Suriye pazarı Türk şirketleri açısından önemli fırsatlar barındırsa da yatırım kararlarının önünde çözülmesi gereken çeşitli sorunlar bulunuyor.
Türk şirketlerinin Suriye'deki yatırımlarını hangi bankacılık sistemi üzerinden finanse edeceği, ödemelerin hangi para birimiyle gerçekleştirileceği ve tahsilat süreçlerinin nasıl işleyeceği henüz en önemli başlıklar arasında yer alıyor.
Büyük ölçekli projelerde teminat mekanizmalarının nasıl uygulanacağı ve yabancı yatırımcıların hangi hukuki güvencelere sahip olacağı da merak ediliyor.
Ticari uyuşmazlıkların hangi hukuk kurallarına göre çözüleceği ve tahkim mekanizmalarının nasıl işleyeceği, Türk şirketlerinin yatırım kararlarında belirleyici olabilir.
Suriye'nin yeniden yapılanmasının gerektireceği milyarlarca dolarlık finansmanın hangi kaynaklardan karşılanacağı da sürecin en önemli sorularından biri olarak öne çıkıyor.
Bu nedenle 10 milyar dolarlık ticaret hedefi güçlü bir potansiyel ortaya koysa da hedefe ulaşılması için yalnızca şirketlerin bölgeye yönelmesi yeterli olmayacak. Finansman, ödeme sistemleri, yatırım güvencesi ve hukuki altyapının netleşmesi, Türk şirketlerinin Suriye'de uzun vadeli yatırımlara yönelmesinde kritik rol oynayacak.