Mobil
Ekonomi

TÜİK'in Endişe Verici Raporu: Türkiye'de Doğum Oranı Düşüşte!

23 Mayıs 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ait doğum verilerini duyurdu. Yayınlanan istatistikler, Türkiye’nin demografik yapısında ciddi bir tehlikenin var olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Ülke genelinde toplam doğurganlık oranı 1,42 çocuk seviyesine düşerek, nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,10'un oldukça altında kaldı. Bu durum, Türkiye’de doğurganlık oranının son 9 yıldır nüfus yenilenme sınırının altında seyrettiğini gösteriyor.


2025 Yılında 895 Bin Bebek Doğdu

TÜİK raporuna göre, 2025 yılında Türkiye'de canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olarak kaydedildi. Doğan bebeklerin yüzde 51,4'ü erkek, yüzde 48,6'sı ise kız bebeklerden oluştu. 2001 yılında 2,38 olan toplam doğurganlık hızı, 2014 yılından bu yana sürekli bir düşüş gösteriyor ve bu durum nüfusun yaşlanma sürecini hızlandırıyor.


Doğurganlık Haritası: Şanlıurfa Zirvede, Bartın Son Sırada

İllere göre incelendiğinde, Türkiye'nin doğu ve batısı arasında belirgin bir demografik farkın olduğu görülüyor:

  • En Yüksek İller: Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu şehir 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa'yı 2,53 çocukla Şırnak ve 2,23 çocukla Mardin takip etti. 2017 yılında 3 çocuk ve üzeri ortalamaya sahip 10 il bulunurken, 2025'te bu baremi aşabilen tek il Şanlıurfa oldu.

  • En Düşük İller: Doğurganlık hızının en düşük olduğu şehir 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Bartın'ı İzmir, Eskişehir, Ankara ve Zonguldak izledi.

76 Şehirde Nüfus Yenilenemiyor

Tehlikenin boyutunu gösteren en çarpıcı veri, illerin genel durumu oldu. 2017 yılında 57 ilin doğurganlık hızı, nüfus yenilenme eşiği olan 2,10'un altındayken, 2025 yılında bu sayı 76'ya fırladı. Doğurganlık hızının kriz seviyesi olarak kabul edilen 1,50’nin altında kalan şehir sayısı ise 4’ten 59’a yükseldi.


Kentleşme ve Eğitim Seviyesi Arttıkça Doğum Oranları Düşüyor

Raporda, kadınların eğitim düzeyi ve yaşadıkları bölgelerin yoğunluğu ile doğurganlık oranları arasında ters bir ilişki olduğu dikkat çekiyor:

  • Eğitim Kriteri: En yüksek doğurganlık oranı 2,51 çocuk ile ilkokul mezunu annelerde görülürken, yükseköğretim (üniversite ve üzeri) mezunu annelerde bu oran 1,24 çocuk seviyesine geriledi.

  • Kentleşme Kriteri: Kırsal alanlarda doğurganlık hızı 1,75 çocuk iken, nüfusun yoğun olduğu büyük şehirlerde bu oran 1,33'e kadar düştü.


İlk Anne Olma Yaşı 27,5'e Yükseldi

Ekonomik ve sosyal etkenlerin etkisiyle kadınların ilk doğum yapma yaşı ortalaması 27,5 oldu. Tüm anneler dikkate alındığında ortalama doğum yaşı ise 29,4 olarak hesaplandı (Bu oran 2001'de 26,7'ydi). İlk doğum yaşının en yüksek olduğu şehir 29 yaş ile Artvin olurken, en düşük şehir 24,4 yaş ortalaması ile Şanlıurfa oldu.

Ayrıca, 15-19 yaş grubunu kapsayan adölesan (genç yaşta) doğurganlık hızı büyük bir düşüş göstererek 2001 yılındaki binde 49 seviyesinden binde 9’a geriledi.


Türkiye Avrupa Birliği (AB) Ortalamasının Üzerinde

Her ne kadar ülkede önemli düşüşler yaşansa da Türkiye, Avrupa genelinde hala bir adım önde. AB ülkelerinde ortalama toplam doğurganlık hızı 1,34 çocuk olarak kaydedilirken; Türkiye, 1,42’lik oranıyla 27 AB üyesi ülke arasında 11'inci sırada yer aldı. Avrupa'da en yüksek doğurganlık 1,72 çocuk ile Bulgaristan'da, en düşük ise 1,01 çocuk ile Malta'da ölçüldü.