Altın ve Gümüş Fiyatlarındaki Son Durum
14:50 itibarıyla altının ons fiyatı, %0,2 artışla 4658 dolar seviyesine ulaştı. Aynı saatlerde gram altın ise %0,3'lük bir artışla 6683 TL'den işlem görüyor.
Kapalıçarşı'da çeyrek altın 11079 TL'den satılırken, Cumhuriyet altını da 44318 TL'den alıcı buluyor.
Petrol Fiyatlarındaki Artış
İran-ABD gerginliği sürerken, dünya petrol arzının %20'sinin sağlandığı Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması sebebiyle petrol varil fiyatı 110 doları geçmiştir. ABD Başkanı Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın açılması için belirlediği süre bu gece sona eriyor ve Trump, boğaz açılmazsa İran'a karşı sert önlemler alacağını belirtmişti. Bu durum altın fiyatlarının da hafif yükselmesine yol açtı.
Bununla birlikte, artan enerji fiyatları enflasyonist baskılar oluştururken, analistler ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bu yıl faiz indirimine gitme ihtimalinin düşük olduğunu ifade ediyor.
Altın ve Gümüş Fiyatlarındaki Dalgalanmalar
Yatırımım Trader CEO'su Candaş Atalay, altın fiyatlarındaki son dalgalanmaları değerlendirerek bazı öngörülerde bulundu. Atalay, altın ve gümüşde yaşanan bu hareketliliğin ilk bakışta bir “güven kaybı” gibi görünse de aslında daha çok pozisyon boşaltma süreci olduğunu belirtti.
Yıla sağlam bir başlangıç yapan altın, doların değer kazanması ve artan faiz beklentileri nedeniyle geri çekilirken; yatırımcılar stresli piyasa koşullarında en hızlı nakde çevrilebilen varlık olan altını satarak likidite yaratmayı tercih ediyor.
Jeopolitik risklerin yükseldiği bir dönemde altındaki düşüş, şaşırtıcı görünse de bu durum geçmişte de yaşanmıştı. 2008 krizinde de benzer bir tabloyu gözlemlemiştik: Kriz derinleştikçe yatırımcılar “güvenli liman” arayışında değildi, satabildiklerini satmayı tercih ediyorlardı. Bugün de benzer bir durumla karşı karşıyayız; altın ve gümüş, piyasanın nakit ihtiyacından etkileniyor.
Enerji tarafında ise farklı bir durum söz konusu. Orta Doğu'daki gerginlik petrol fiyatlarını yukarı çekerken, artan enflasyon beklentileri ve yükselen faiz ihtimali altın üzerinde baskı oluşturuyor. Böylece piyasalarda hem jeopolitik risk hem de sıkı para politikası etkisi bir arada hissediliyor.
Sonuç ve Gelecek Beklentileri
Sonuç olarak, altındaki geri çekilme yapısal bir kırılma değil; güçlü bir yükselişin ardından gelen bir “nefes alma” ve pozisyon temizliği sürecidir. Altın uzun vadede değer saklama özelliğini korusa da, kısa vadede o kadar güvenli değil; piyasa stresinde en hızlı satılan varlıklardan biri olmaya devam ediyor. Yılın ilk üç ayında Merkez Bankası'nın altın alımlarının geçen yıla göre %80 azaldığı ve altına dayalı yatırım fonlarının 90 ton altın sattığı bu koşullarda, altının 4000 dolar üzerinde kalabilmesi, yılın ikinci yarısında 6000 dolar hedefi için sağlam bir güç gösterisi olarak değerlendiriliyor.