Üretim ve ihracatın ekonomik büyümenin itici gücü haline gelmesi gerektiğini belirten Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, %4,5'lik büyümeye rağmen 2025'te ihracatın Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) üzerindeki katkısının olumsuz olacağını ifade etti.
Dünya Gazetesi'nden Nurdoğan A. Ergün ile görüşen Gültepe, “Eğer koşullar düzelmezse 2026 yılında mevcut durumu korumak büyük bir başarı olacaktır” diyerek, ihracattaki en büyük risklerden birinin “tabana yayılmayan büyüme” olduğunu açıkladı. Gültepe, “2025'te toplamda 11.6 milyar dolarlık ihracat fazlamız oldu. Ancak bunun 5.4 milyar doları parite kaynaklı. 7.7 milyar dolarlık kısım ise otomotiv, savunma sanayi ve mücevher sektörlerindeki sadece beş firmanın ihracatından sağlandı. Diğerleri ya mevcut durumu korudu ya da kayba uğradı. Bu durum, büyümenin eşit dağılmadığını gösteriyor.
Üstelik, ilk kez ihracat gerçekleştiren firmaların sayısında %15'lik bir düşüş gözlemlendi. Üretim maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle KOBİ’lerin piyasaya giremeyeceğini belirten Gültepe, “Yüksek faiz, düşük kur” politikalarının, özellikle emek yoğun sektörlerde son 2,5 yılda rekabet gücünü zayıflattığını dile getirdi. Talep ve beklentilerin karşılanması halinde Orta Vadeli Program'da (OVP) 2026 için belirlenen 282 milyar dolarlık hedefin aşılabileceğini vurguladı.
Son dört yıl içerisinde üretim maliyetleri ile döviz kuru arasındaki dengesizliğe dikkat çeken Gültepe, sanayicilerin neden fiyat belirlemede zorlandığını rakamlarla gösterdi. Gültepe, “Son 4 yılda asgari ücret %560, enflasyon %367 oranında artarken, dolar kuru %210'da kalmış. Yani enflasyon 1,5 kat artarken, ücret artışı 2,5 kat olmuştur.
Ancak döviz kuru tüm bu artışların çok altında seyrediyor. 2025'i %31 enflasyon ve %20 döviz kuru artışı ile kapattık.” Sanayideki üretim motivasyonunun yüksek faiz ve düşük kur politikası nedeniyle azaldığını ifade eden Gültepe, istihdam ve finansal bozulma konularında “Son 3 yılda sanayideki istihdam 560 bin kişi azaldı. İnsanlar üretimden hizmet sektörüne geçiş yapıyor. Şu anda sanayiciler, parası olsa bile yatırım yapmak yerine faize yöneliyorlar.
Çünkü üretimden kazanç sağlamak bir yana, birçok sektör zarar ediyor. Bu program 3 yıldır devam ediyor ve üretim tarafında ciddi bir yorgunluk söz konusu” şeklinde konuştu. 2026 yılında da döviz kurunun enflasyonun altında kalacağına inanan Gültepe, “%20'nin altında faiz ve %20'nin altında enflasyon görmediğimiz sürece ekonomi istikrar kazanamaz. Bizim için gerçek bir rahatlama ancak 2027 ve sonrasında mümkün olacaktır” ifadesini kullandı.