Sermaye Piyasası Kurulu, Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber’de kapsamlı değişiklikler yaptı. Yeni düzenlemeyle özellikle serbest fonların tek bir hisse veya ihraççı üzerinde aşırı yoğunlaşmasının önüne geçilmesi hedeflenirken, portföy yönetim şirketleri ve portföy yöneticileri için de yeni kurallar getirildi.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), yatırım fonlarının işleyişine ilişkin kuralları yeniden şekillendiren önemli bir düzenlemeye imza attı. 28 Ağustos 2026 tarihli Kurul kararıyla güncellenen Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber kapsamında, serbest fonların hisse senetlerinde oluşturabileceği yoğunlaşmaya yönelik yeni sınırlar belirlendi.
Düzenlemeyle yalnızca tek bir fonun bir şirkette oluşturabileceği pozisyon değil, aynı yönetici veya kurucu bünyesindeki birden fazla fonun toplam sahipliği de dikkate alınacak.
Halka Açıklık Oranına Göre Yeni Hisse Sınırı
Yeni sistemde serbest fonların bir şirketin fiili dolaşımdaki paylarında oluşturabileceği pozisyon, şirketin halka açıklık oranına göre farklılaştırıldı.
Fiili dolaşım oranı yüzde 25'in altında olan şirketlerde bir serbest fon, dolaşımdaki payların en fazla yüzde 8'ine sahip olabilecek. Bu oran, fiili dolaşımı yüzde 25 ile yüzde 50 arasında bulunan şirketlerde yüzde 6, yüzde 50 ile yüzde 75 arasındaki şirketlerde yüzde 4 ve yüzde 75'in üzerindeki şirketlerde yüzde 2 olarak uygulanacak.
Böylece halka açıklığı düşük şirketlerde fonların piyasadaki dolaşımdaki payların önemli bölümünü toplamasının sınırlandırılması amaçlanıyor.
Örneğin halka açıklık oranı yüzde 10 olan bir şirkette serbest fonun toplam sermaye üzerinden alabileceği pay yüzde 0,8 ile sınırlı kalacak.
Aynı Yöneticiye Bağlı Fonlar Birlikte Hesaplanacak
SPK, yoğunlaşma riskini yalnızca tek bir fon üzerinden değerlendirmeyecek. Aynı yöneticinin yönettiği veya aynı kurucuya bağlı bulunan fonların toplam pozisyonları da hesaplamaya dahil edilecek.
Bu kapsamda fiili dolaşım oranı yüzde 25'in altında olan şirketlerde toplam sahiplik yüzde 16'yı, yüzde 25-50 aralığında yüzde 12'yi, yüzde 50-75 aralığında yüzde 8'i, yüzde 75'in üzerinde ise yüzde 4'ü geçemeyecek.
Bu uygulamayla birden fazla fonun aynı hisseye yönelerek piyasada yüksek oranda fiili dolaşım payını kontrol etmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Kontrol Edilen Şirketlerde Limit Daha Düşük
Serbest fon yatırımcılarının yönetim hakimiyetine sahip olduğu şirketler için daha sıkı bir sınır getirildi.
Buna göre tek bir serbest fon, söz konusu şirketin fiili dolaşımdaki paylarının yüzde 1'inden fazlasını elinde bulunduramayacak. Aynı yönetici veya kurucuya bağlı fonların toplam sahipliği ise yüzde 2 ile sınırlandırılacak.
Yüzde 5'i Aşan Pozisyonlara Yüzde 20 Sınırı
Yeni düzenlemede fon portföyündeki yoğunlaşma için de üst sınır getirildi.
Fon portföy değerinin yüzde 5'inden fazlasını oluşturan sermaye piyasası araçlarının toplam değeri, portföyün yüzde 20'sini aşamayacak.
Ayrıca aynı yönetici veya üst yönetimin hakimiyetindeki ihraççıların sermaye piyasası araçlarına yapılabilecek toplam yatırım da fon portföyünün yüzde 20'siyle sınırlandırılacak.
Borçlanma Araçlarında Da Üst Limit Uygulanacak
Yoğunlaşma sınırları yalnızca hisse senetleriyle sınırlı tutulmadı.
Bir serbest fonun tek bir ihraççının tedavüldeki borçlanma araçlarında sahip olabileceği pay yüzde 10'u geçemeyecek. Yönetim sözleşmesine dayalı kira sertifikalarında da yüzde 10 sınırı uygulanırken, diğer kira sertifikalarında üst limit yüzde 25 olarak belirlendi.
Fonların başka yatırım fonlarına yapacağı yatırımlar da sınırlandırıldı. Serbest fonlar, fon sepeti serbest fonlar dışında kalan diğer serbest fonların katılma paylarına portföylerinin en fazla yüzde 15'i oranında yatırım yapabilecek. Tek bir fona yapılabilecek yatırım ise yüzde 10'u aşamayacak.
Türev İşlemler De Hesaplamaya Dahil Edilecek
SPK, tek bir şirkete yönelik ekonomik pozisyonun belirlenmesinde doğrudan hisse sahipliğiyle yetinmeyecek.
Bir ihraççıya ait hisse ve borçlanma araçlarının yanı sıra varant, sertifika, türev araçlar ve swap işlemleri de yoğunlaşma hesabında dikkate alınacak.
Fonun toplam değerinin yüzde 10'undan fazlasının tek bir ihraççının para ve sermaye piyasası araçlarına veya bunlara dayalı türev araçlara yönlendirilmesine izin verilmeyecek.
Portföy Yönetim Şirketlerine Sermaye Şartı
Yeni düzenleme portföy yönetim şirketlerinin (PYŞ) sermaye yapısına ilişkin de önemli hükümler içeriyor.
Faaliyet yetkilerinin kapsamına göre PYŞ'lerin asgari başlangıç sermayesi 250 milyon TL ile 500 milyon TL arasında olacak. Daha geniş kapsamlı faaliyet gösterecek şirketlerin en az 500 milyon TL başlangıç sermayesine sahip olması gerekecek.
Bunun yanında bir PYŞ'nin yönettiği aylık ortalama kolektif portföyün yüzde 50'sinden fazlasının serbest fonlardan oluşması halinde, şirketin çıkarılmış sermayesini yüzde 10 oranında nakit artırmak için SPK'ya başvurması zorunlu olacak.
Bu yükümlülükle serbest fonların ağırlığının yüksek olduğu portföy yönetim şirketlerinde finansal dayanıklılığın artırılması amaçlanıyor.
Bir Portföy Yöneticisi En Fazla 7 Fon Yönetecek
SPK, portföy yöneticilerinin aynı anda yönettiği fon sayısına da sınır getirdi.
Yeni sistemde bir portföy yöneticisi, serbest fonlar dahil olmak üzere en fazla 7 fonun yönetiminde görev alabilecek. Girişim sermayesi yatırım fonları ile gayrimenkul yatırım fonları bu hesaplamanın dışında tutulacak.
Mevcut yapıları nedeniyle yeni sınıra hemen uyum sağlayamayan şirketler için geçiş süreci uygulanacak. Buna göre 1 Ocak 2029'dan itibaren bir portföy yöneticisinin yönetebileceği fon sayısı 10 ile, 1 Ocak 2031'den itibaren ise 7 ile sınırlandırılacak.
Ayrıca her fon için biri sorumlu olmak üzere en az iki portföy yöneticisi görevlendirilecek.
Serbest Fon Sayısına Da Sınır Geliyor
Portföy yönetim şirketlerinin kurduğu serbest şemsiye fonlara bağlı serbest fonların sayısı da sınırlandırıldı.
Buna göre şirket tarafından oluşturulabilecek serbest fon sayısı, özel fonlar da dahil olmak üzere şirkette çalışan portföy yöneticilerinin sayısını aşamayacak.
29 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe giren bu düzenlemeye mevcut durumda uymayan PYŞ'lerin ise 30 Haziran 2029'a kadar gerekli uyumu sağlaması gerekecek.
Para Piyasası Fonlarında Yeni Portföy Kuralı
Düzenlemeyle para piyasası fonlarının yatırım yapısında da değişikliğe gidildi.
Katılım fonları dışında kalan para piyasası fonlarının portföylerinin en az yüzde 10'u devlet iç borçlanma senetleri veya Hazine'nin Varlık Kiralama Şirketi tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından oluşacak.
Ayrıca para piyasası ve kısa vadeli fonların Borsa İstanbul Pay Senedi Repo Pazarı'nda gerçekleştirebileceği ters repo işlemleri, fon toplam değerinin yüzde 25'iyle sınırlandırılacak.
SPK'nın yaptığı değişikliklerle yatırım fonlarında riskin daha geniş bir çerçevede izlenmesi, tek bir şirket veya finansal araçta aşırı yoğunlaşmanın önlenmesi ve fon yönetiminde sermaye ile kurumsal yapıların güçlendirilmesi hedefleniyor.