Kızıldeniz'deki Saldırılar Endişe Yaratıyor
Kızıldeniz, Hürmüz Boğazı'nın alternatif bir güzergahı olarak gündeme gelirken, İran'ın bu bölgedeki saldırıları dünya genelinde kaygılara neden oldu.
İran'ın ABD ve İsrail'in gerçekleştirdiği saldırılara karşı Kızıldeniz'deki alternatif yolları hedef alması, küresel ekonomilerde "Kriz derinleşiyor" endişesini artırdı.
Hürmüz Boğazı'nın Önemi
Günlük 20 milyon varil petrol ve petrol ürününün geçtiği Hürmüz Boğazı, savaş öncesinde dünya genelinde petrol ve petrol ürünleri ihracatının yüzde 20'sini sağlamaktaydı. Bu boğazı kullanabilen 6 ülke bulunuyor.
En fazla ihracatı gerçekleştiren ülke 6 milyon 200 bin varil ile Suudi Arabistan. Ardından 3 milyon 600 bin varil ile Irak ve 3 milyon 200 bin varil ile Birleşik Arap Emirlikleri geliyor. İran ve Kuveyt'in günlük sevkiyatı 2 milyon 400 bin varil, Katar'ın 1 milyon 400 bin varil, Bahreyn'in ise 200 bin varil seviyesinde.
Bu 6 ülkeden dördünün Hürmüz Boğazı için alternatif rotaları neredeyse bulunmamakta. Sadece Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri alternatif yollar sunabiliyor.
Suudi Arabistan, Kızıldeniz'deki Yanbu limanını kullanarak, doğudaki petrol sahalarından boru hattı ile sevkiyat yapma imkanı buluyor. Saudi Aramco, bu güzergahı müşterilerine sunmaya başladı.
Yanbu Limanı'na Yönelik Saldırılar
Bu hattın günlük kapasitesi 5 milyon varil olup, Hürmüz Boğazı'ndaki kaybın en az dörtte birini telafi edebilir. Ancak, bu gelişmeler dünya genelinde enerji krizine umut olmasına rağmen, durum değişmeye başladı. Savaşın 20. gününde İran, ilk kez Yanbu limanı ve çevresindeki tesislere saldırdı.
Enerji uzmanı Dr. Zeynep Elif Yıldızel, “Savaşın bu durumu artık tüm dünya ülkelerini etkileyecek bir aşamaya ulaştı. İran’ın ‘petrolü 200 dolara çıkaracağız’ açıklaması var. Eğer bu altyapı saldırılara devam ederse, savaş sona erdikten sonra bile petrol altyapısını yeniden inşa etmek 8 ay ila 1 yıl sürecektir.” şeklinde ifade etti.
Birleşik Arap Emirlikleri, Umman Körfezi kıyısındaki Fuceyra Limanı'ndan günlük 700 bin varil sevkiyat yapabilmektedir. Ancak bu liman da Yanbu'dan önce saldırıya uğramış ve faaliyetleri yavaşlamıştır.
Akademisyen Dr. Beyhan İncekara, “Tedarik zincirlerini ele almamız gerekiyor. Hürmüz ve Ümit Burnu gibi rotaların uzaması, maliyetleri artırıyor ve bu durum küresel enflasyonu tetikleme riski taşıyor.” dedi.
Irak'ın Alternatif Rotaları
Irak’ın alternatif güzergahı Türkiye üzerinden geçmektedir. Savaş öncesinde Irak'ın günlük petrol üretimi 4,4 milyon varilken, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla bu rakam 1,5 milyon varile düşmüştür. Bu miktar yalnızca iç tüketimi karşılayabilmektedir.
Endişelerin artmasıyla, Irak içinde birlik sağlandı ve Kerkük-Ceyhan boru hattında vanalar tekrar açıldı. Ancak, bu hattın kapasitesi yalnızca günlük 250 bin varil olup, Hürmüz'e alternatif olması mümkün görünmüyor.
Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, bölgedeki sevkiyatlar için alternatif rotalara sahip olan ülkeler arasında yer alıyor.
Kızıldeniz, 2,5 yıl önce de büyük bir krize tanıklık etmişti. Yemen'deki İran destekli Husi güçleri, Babulmendep Boğazı'ndan geçiş yapan bazı gemilere saldırmıştı. Bu durum taşımacılık maliyetlerinin hızla artmasına neden oldu.
Babulmendep Boğazı kapandığında, gemiler daha uzun bir rota olan Ümit Burnu'nu kullanmak zorunda kalıyor ve bu güzergah, Kızıldeniz'e göre 15 gün daha fazla zaman alıyor.