Mobil
Döviz

Prof. Dr. Hakan Kara'dan Endişe Verici Dolar Açıklaması: 'Döviz Kurlarında Düzeltme Şart

12 Mart 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın eski başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara, Batı Asya'daki artan çatışmaların Türkiye ekonomisine olan olumsuz etkilerini inceledi.

Türkiye Ekonomisi Üzerindeki Savaşın Etkileri

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın eski Başekonomisti Prof. Dr. Ali Hakan Kara, Batı Asya'daki çatışmanın küresel enerji piyasaları aracılığıyla Türkiye ekonomisi üzerindeki muhtemel etkilerini inceledi. Kara, sosyal medya platformunda Türkiye ekonomisinin hem güçlü hem de kırılgan yönlerini ele alırken, savaşın süresinin enflasyon, cari açık ve büyüme projeksiyonları üzerinde farklı senaryolar yaratabileceğini belirtti.

Son gelişmeler, Türkiye'nin jeostratejik konumunu güçlendirebilir.

Güçlü Yönler

Prof. Dr. Ali Hakan Kara, değerlendirmesinin başlangıcında Türkiye ekonomisinin güçlü yönlerine vurgu yaptı. “Öncelikle güçlü yönlerimizle başlayalım” diyerek şu noktaları paylaştı:

  • Türkiye’nin kamu ve özel sektör borçluluğu düşük seviyelerde, bütçe açığı ise yüzde 3'ün altında kalıyor. Bu durum, büyümedeki ani yavaşlamaları hafifletecek bir manevra alanı sağlıyor.
  • Bankacılık sektörü sağlam bir yapıya sahip ve dikkatli bir şekilde yönetiliyor. Şirketlerimiz ise esnek ve hızlı adapte olabiliyor.
  • Merkez Bankası, artan altın fiyatlarının da etkisiyle rezervlerinde önemli birikimler oluşturdu.
  • Faiz oranlarının seviyesi (yaklaşık yüzde 40) orta düzeyde şoklara karşı Türk Lirası'nı koruma işlevi görüyor.
  • Yabancı yatırımcıların swap pozisyonları, Rahip Brunson krizine kıyasla oldukça düşük seviyelerde kalıyor.

Zayıf Yönler

Kara, Türkiye ekonomisinin güçlü yönlerinin yanı sıra mevcut durumda risk teşkil eden zayıf noktaları da ele aldı. “Zayıf yönlerimiz ise şunlardır” diyerek şu noktaları ifade etti:

  • Enerji alanındaki ithalat bağımlılığımız son on yılda azalmış olsa da hâlâ yüzde 65-70 seviyelerinde bulunuyor. Gübre gibi petrol ile bağlantılı birçok hammadde için ithalat bağımlılığımız oldukça yüksek.
  • Enflasyon oranlarımız yüksek. Bu şok, enflasyonla mücadelede kritik bir dönüm noktasında ortaya çıktı. Eğer petrol fiyatları üç ay boyunca yüksek kalırsa, enflasyonun düşeceğine dair güven daha da azalacaktır.
  • Enflasyonla mücadelede hızlı hareket edilmemesine yönelik eleştirilerimizin haklı olduğunu bu durum açık bir şekilde gösteriyor.
  • Savaş, cari açığımızın arttığı bir dönemde gerçekleşti. Son gelişmeler olmasaydı dış açık zaten 35 milyar dolara doğru ilerliyordu; bu şok kalıcı olursa 50 milyar doları aşan bir dış açık ile karşılaşabiliriz. Sermaye girişlerindeki yavaşlama ve artan dolarizasyon eğilimi nedeniyle, bunu finanse etmek için ya Merkez Bankası rezervlerini kullanmak zorunda kalacağız ya da ekonomide belirgin bir yavaşlamayı kabullenmek durumunda kalacağız.
Savaşın ekonomik sonuçları büyük ölçüde süresine bağlı olacak.

Prof. Dr. Ali Hakan Kara, savaşın ekonomik etkilerinin büyük ölçüde süresine bağlı olduğunu ifade etti. Özellikle enerji fiyatlarındaki artışın hem enflasyon hem de cari denge üzerinde baskı oluşturacağını belirten Kara, şu şekilde değerlendirdi:

“Enerji fiyatlarında ani bir artış, hem iç (enflasyon) hem de dış (cari işlemler) denge açısından son derece olumsuz bir durum.”