New York borsasında üç büyük endeks, ABD Merkez Bankasının (Fed) eylül ayında faiz politikasını sıkılaştıracağı yönündeki beklentilerin zayıflaması ve tahvil faizlerindeki düşüşün etkisiyle günü güçlü kazanımlarla tamamladı.
Kapanışta Dow Jones endeksi yüzde 1,18 yükselerek 53.686,11 puana çıktı. S&P 500 endeksi yüzde 1,06 artışla 7.747,71 puana, Nasdaq endeksi ise yüzde 1,40 değer kazanarak 26.584,06 puana ulaştı.
Petrol fiyatlarında yaşanan yükselişe rağmen, Fed'in bu ay faiz artırma ihtimalinin azalması yatırımcıların risk iştahını destekledi.
Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, son ekonomik verilerde dezenflasyona işaret eden gelişmeler görüldüğünü belirtti. Waller, fiyat artışlarındaki yavaşlama eğiliminin sürmesi halinde eylül ayında faizlerin mevcut seviyede tutulmasını destekleyebileceğini ifade etti.
Bu açıklamaların ardından Fed'in 15-16 Eylül tarihlerinde gerçekleştireceği toplantıda politika faizinde değişikliğe gitmeyeceğine yönelik beklentiler güç kazandı.
ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvili faizi yüzde 4,77'ye, 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,25'e geriledi. Japon yeninin dolar karşısında değer kazanması da tahvil getirilerindeki düşüşü destekleyen unsurlar arasında yer aldı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de Beyaz Saray'daki açıklamasında Fed'in faiz oranlarını düşürmesi gerektiğini savundu. Vance, enflasyon göstergelerinin faiz indiriminin uygun ve sorumlu bir karar olabileceğine işaret ettiğini söyledi.
İran konusunda da değerlendirmelerde bulunan Vance, askeri, ekonomik ve diplomatik seçeneklerin tamamının masada olduğunu belirterek Tahran'la süresiz bir savaş yürütmek istemediklerini dile getirdi.
Piyasalardaki hareketlilik sırasında petrol fiyatları da yükseldi. Brent petrolün varil fiyatı TSİ 23.10 itibarıyla yüzde 0,2 artarak 95,78 dolara çıktı.
Aynı dakikalarda Batı Teksas türü ham petrolün varili yüzde 0,7 yükselerek 91,67 dolardan işlem gördü.
ABD ile Kanada arasındaki ticari ilişkiler de yatırımcıların takip ettiği başlıklardan biri oldu.
Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD ile olası bir ticaret anlaşması konusunda Washington'ın hazır olması halinde müzakere masasına oturmaya hazır olduklarını söyledi. Carney, iki ülkenin de çıkarına olacak bir anlaşmanın mümkün olduğunu ancak bunun istikrarlı ve güvenilir bir zemine dayanması gerektiğini vurguladı.
ABD Başkanı Donald Trump ise Kanada ile yaşanan ticari gerilimde Carney'i sorumlu tutarak Kanada ekonomisinin ciddi şekilde zarar görebileceğini savundu.
ABD'de açıklanan makroekonomik veriler de piyasaların gündeminde yer aldı. 29 Ağustos'ta sona eren haftada ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı 206 bine yükseldi. Böylece veri, piyasa beklentisinin hafif üzerinde gerçekleşti.
Ülkenin dış ticaret açığı ise temmuz ayında aylık bazda yüzde 24,4 artarak 88,6 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, son 16 ayın en yüksek dış ticaret açığı olarak kayıtlara geçti.
ABD'de tarım dışı iş gücü verimliliği yılın ikinci çeyreğinde yüzde 1,4 yükselerek beklentiler doğrultusunda gerçekleşti. Fed'in yakından izlediği göstergeler arasında bulunan birim emek maliyeti de aynı dönemde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 1,2 arttı.
Öte yandan Tedarik Yönetim Enstitüsünün (ISM) hizmet sektörü Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), ağustosta 55,4 seviyesine çıkarak beklentileri aştı. Veri, ABD hizmet sektöründeki büyümenin hız kazandığına işaret etti.