Mobil Uygulamayı İndir

Haberleri mobil uygulamamızdan takip edin!

Bildirimler

Sitemize Hoş Geldiniz

Güncel haberler ve son dakika gelişmeleri için bizi takip edin!

Şimdi

Neden Amerikan Doları Değerini Kaybediyor?

E
Yazar Medya
5 dk okuma 139 okunma Yayınlanma: 2 Şubat 2026 15:00 Güncelleme: 2 Nisan 2026 17:42
Neden Amerikan Doları Değerini Kaybediyor?
Neden Amerikan Doları Değerini Kaybediyor? Foto: Yazar Medya

Doların Değer Kaybı Devam Ediyor

ABD doları, 2025'te başlayan gerileme eğilimini sürdürerek önemli döviz birimleri karşısında değer kaybetmeye devam etmektedir. Geçtiğimiz yıl, ABD para birimi, son on yılın en büyük değer kaybını yaşadı.

2025 yılında doların, çeşitli para birimlerinden oluşan bir döviz sepetine karşı kaybı yüzde ona yaklaştı. 2026'nın başından itibaren ise değer kaybı yüzde 2,6 seviyesine ulaştı.

Doların Diğer Para Birimleri Üzerindeki Etkisi

Doların değer kaybı euro ve diğer para birimleri üzerinde de etkili olmaktadır. Avrupa'nın ortak para birimi euro, 2021 yılından bu yana ilk kez 1,20 ABD doları seviyesine ulaştı. İngiliz sterlini ve Japon yeni de dolar karşısında yeni zirveler gördü.

Doların değer kaybı, yatırımcıların ABD para birimine olan güveninin azalmasına bağlı olarak değerlendirilmektedir.

Pek çok ekonomist ve analist, doların devam eden değer kaybını, yatırımcıların ABD para birimine duyduğu güvenin azalmasıyla ilişkilendiriyor. Bu durumun temel nedenlerinden biri, ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarının öngörülemezliğini sürdürmesi olarak gösterilmektedir.

Trump'ın Politikaları ve Doların Geleceği

Bazı çevreler, Trump ve ekonomi ekibinin önemli bir kısmının, ABD ihracatını daha rekabetçi hale getirmek amacıyla doların değer kaybetmesini bilinçli olarak arzuladığını öne sürüyor. Trump, bu iddiaları yatıştırmak için henüz herhangi bir adım atmamıştır. Son günlerde kendisine doların zayıflamasından endişe duyup duymadığı sorulduğunda, "Hayır, bunu harika buluyorum." yanıtını vermiştir.

Trump'ın eski ekonomi danışmanlarından ve şu anda ABD Merkez Bankası (Fed) Yönetim Kurulu üyesi olan Stephen Miran, Kasım 2024’te "küresel ticaret sisteminin yeniden yapılandırılması" ile ilgili bir rehber yayımladı. Bu belgede, ABD’nin ticaret açığını azaltmak için gümrük tarifeleri ve doların değer kaybının önemli araçlar olarak sıralandığı ifade ediliyor.

Doların zayıflığı, yalnızca ABD ekonomisini değil, euro bölgesi ekonomisini de etkilemektedir.

Euro'nun Dolar Karşısındaki Yükselişi

Avrupa Birliği’nin ortak para birimi euro, 2025 yılında dolar karşısında yüzde 13 değer kazandı. Bu, 2017 yılından bu yana görülen en yüksek artış olarak kaydedildi.

Capital Economics'te euro bölgesinden sorumlu başekonomist yardımcısı Jack Allen-Reynolds, euronun yükselişinin "AB’de ekonomik performans, iş gücü piyasası ve hanelerin mali durumu açısından önemli bir rol oynadığını" belirtmektedir. Allen-Reynolds, daha güçlü bir euronun ihracatı daha az rekabetçi hale getireceğini ve bunun da bölgedeki üreticilere zarar verebileceğini dile getirmektedir.

İthalat ve Tüketici Fiyatları Üzerindeki Etkiler

Öte yandan, ithalatın ucuzlamasının tüketici fiyatlarını aşağı çektiği de ifade edilmektedir. Oxford Economics’te euro bölgesi başekonomisti olan Ricardo Amaro, euronun dolar karşısında daha fazla değer kazanmasının, ABD'ye yoğun ihracat yapan Avrupa şirketlerinin rekabet gücünü zayıflatabileceğini yinelemektedir. Ancak bu durumun, ABD ürünlerinin Avrupa'da ucuzlamasıyla kısmen dengelenebileceği düşünülmektedir.

Amaro, mevcut döviz kurunun bu seviyede kalması halinde Avrupa'daki büyümenin olumsuz etkilenebileceğini vurgulamaktadır. "Hesaplamalarımıza göre, euronun mevcut 1,20 seviyesinde kalması durumunda, euro bölgesinin bu yılki Gayrisafi Yurt İçi Hasılası (GSYİH) yaklaşık yüzde 0,2 daha düşük olacaktır." ifadelerini kullanmıştır.

Ekonomik Görünüm ve ECB'nin Rolü

Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Bruegel’de makroekonomist olan Zsolt Darvas, euronun daha önceki yüksek değerlerine rağmen Avrupa ihracatının iyi performans göstermeye devam ettiğine dikkat çekmektedir. Darvas, mevcut 1,20 dolarlık seviyenin, 2021'deki seviyelerin altında olduğunu ve 2004-2014 döneminde sıkça görülen 1,30 ila 1,50 dolar aralığının oldukça gerisinde kaldığını belirtiyor.

Goldman Sachs verilerine göre, Avrupa'nın en büyük şirketlerini kapsayan STOXX Europe 600 endeksindeki firmalar, gelirlerinin yaklaşık yüzde 30'unu ABD'den elde etmektedir. Amaro, zayıf doların özellikle ilaç ve otomotiv sektörlerini olumsuz etkileyebileceğini belirtmektedir. Ancak, ABD'nin Avrupa menşeli ilaçlara olan bağımlılığının olası zararları kısmen telafi edebileceğini de ifade etmektedir.

Son yıllarda Euro Bölgesinin ihracatının genel olarak zayıf seyrettiği, bunun da özellikle Çin'den gelen yüksek rekabetten kaynaklandığı düşünülmektedir.

Jack Allen-Reynolds, şu ana kadarki gelişmelerin Avrupa ihracatına olan talep üzerinde büyük bir etki yaratacağını düşünmemektedir. Ancak, olumsuz etki yaratmayacağını da belirtmektedir.

ECB'nin Olası Müdahaleleri

Euronun dolar karşısındaki yükselişi, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) müdahale edip etmemesi gerektiği konusunda spekülasyonları da beraberinde getirmiştir. Avusturya Merkez Bankası Başkanı Martin Kocher, euronun son dönemdeki yükselişini "ılımlı" olarak değerlendirmektedir. Ancak Kocher, euro daha da değer kazanırsa, ECB’nin müdahale etmesi gerekebileceğini ifade etmektedir.

Ricardo Amaro, ECB'nin mevcut piyasa beklentilerini etkilemeye çalıştığını belirtmektedir. Üst düzey ECB yetkililerinin "durumu izlediklerini" ve "son gelişmelere ilişkin endişelerini dile getirdiklerini" örnek olarak göstermektedir. Bu söylemler, faiz indirimi ihtimalini gündeme getirerek euronun değer kazanmasına karşı bir etki yaratmaktadır.

Jack Allen-Reynolds, şu ana kadarki kur hareketleri nedeniyle acil bir adım atılmasını gereksiz bulmaktadır. Ancak yıl içerisinde yaşanabilecek ek gelişmelerin, ECB’yi faiz indirimine yöneltebileceği düşünülmektedir.

Mevcut durumda enflasyon üzerindeki etkinin neredeyse sıfır olduğunu ve hiçbir sektörün özellikle kırılgan olmadığını savunan Zsolt Darvas, "Döviz kurları son on yıllarda büyük dalgalanmalar yaşadı. Şirketler, bugün gördüğümüzden çok daha büyük dalgalanmalarla başa çıkmaya alışkın." sözleriyle değerlendirmesini tamamlamaktadır.

Etiketler

#dolar değeri #Amerikan Doları #euro #İngiliz sterlini #Japon yeni #Donald Trump #döviz sepeti #yatırımcı güveni

Videolar