Türkiye Merkez Bankası'nın Para Politikası Toplantısı Değerlendirmesi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) 22 Ocak'da yaptığı toplantının özetini yayınladı.
Küresel Belirsizlikler ve Jeopolitik Tehditler
Özette, küresel ticaret politikalarındaki belirsizliklerin önceki PPK dönemine kıyasla azaldığı, ancak jeopolitik tehditlerin belirgin bir şekilde arttığı ifade edildi. Küresel büyüme tahminlerindeki sınırlı iyileşmenin mevcut PPK döneminde de sürdüğü belirtildi. Ticaret politikalarındaki belirsizliklerin azalmasına rağmen, artan korumacılık ve son zamanlardaki jeopolitik gelişmelerin büyüme görünümünde aşağı yönlü riskler oluşturduğu vurgulandı.
Bu çerçevede, zayıf ve kırılgan bir görünümün devam edeceği, Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin artış göstereceği belirtildi. Küresel talep görünümündeki zayıflığın ve arz yönlü gelişmelerin ham petrol fiyatları üzerinde baskı yaratmayı sürdürdüğü, enerji emtia fiyatlarının ise düşük seviyelerde kalmaya devam ettiği ifade edildi. Endüstriyel ve değerli metal fiyatlarının artış eğilimini sürdürmesi, jeopolitik risklerin ham petrol ve değerli metal fiyatları üzerindeki etkisini artırdığı kaydedildi.
Enflasyon ve Tüketici Fiyatları Üzerindeki Etkileri
Özette, enflasyon risklerinin küresel ölçekte geçerliliğini koruduğu ve merkez bankalarının bu riskleri dikkate alarak faiz indirimlerine devam ettiği belirtildi. Son dönemlerde, risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, ülkeler bazında farklılıklar gözlemlenirken, gelişmekte olan ülkelerin hisse senedi piyasalarından portföy çıkışları yaşandı.
Kasım ayında perakende satış hacim endeksinin aylık %1,5, çeyrek bazında ise %3 artış gösterdiği belirtilirken, altın hariç perakende satışların çeyrek dönemde daha düşük bir artış gösterdiği ifade edildi. Ticaret satış hacim endeksinin de aylık %0,5 artış kaydettiği, ancak çeyrek bazında toptan ticaretteki azalma nedeniyle %0,4 gerilediği aktarıldı. Hizmet üretim endeksi kasım ayında sınırlı bir artış gösterirken, kredi kartı ile yapılan harcamaların son çeyrekte artışını sürdürdüğü vurgulandı.
Özette, aralık ayında tüketici fiyatlarının %0,89 oranında yükseldiği ve yıllık enflasyonun 0,18 puan düşerek %30,89 seviyesinde tamamlandığı bildirildi. Yıllık tüketici enflasyonundaki düşüşün gıda dışındaki gruplar tarafından yönlendirildiği, gıda grubunda ise yıllık enflasyonun arttığı ifade edildi.
Gıda Fiyatları ve Diğer Temel Ürünler
Özette, kasım ayına göre yıllık enflasyona katkıların temel mallar, enerji ve hizmet gruplarında sırasıyla 0,25, 0,12 ve 0,08 puan azaldığı, buna karşın gıda ve alkolsüz içecekler ile alkol, tütün ve altın gruplarında sırasıyla 0,24 ve 0,03 puan artış gösterdiği kaydedildi. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, tüketici fiyatlarının aylık artışının bir önceki aya göre 0,2 puan yükseldiği belirtildi.
Aralık ayında gıda grubunun fiyat artışında en fazla etkili olduğu ifade edilerek, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki artışın kırmızı et ve sebze fiyatlarından kaynaklandığı belirtildi. Hizmet grubunda kira aylık enflasyonundaki zayıflamanın sürdüğü, haberleşme hizmetleri enflasyonunda ise hızlanma görüldüğü değerlendirildi.
Özette, temel mal grubunda giyim ve ayakkabı fiyatlarının mevsimsel etkilerle gerilediği, dayanıklı tüketim mallarında ise aylık fiyat artışının yavaşladığı ifade edildi. Diğer temel mal enflasyonunun ise ilaç fiyatlarındaki gelişmelerle yükseldiği, enerji fiyatlarının bu süreçte yatay seyrettiği bildirildi.
Reel Sektör Beklentileri ve Fiyatlama Davranışları
Özette, enflasyonun ana eğiliminin aralık ayında gerilediği, mevsimsellikten arındırılmış aylık enflasyon B ve C göstergelerinde bir önceki aya göre yatay seyrettiği ifade edildi. Fiyat artışlarının B endeksini oluşturan gruplarda belirgin bir değişiklik göstermediği belirtildi. TCMB bünyesinde izlenen dağılım bazlı göstergelerin aralık ayında enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret ettiği kaydedildi.
Özette, yurt içi üretici fiyatlarının aralık ayında %0,75 artış gösterdiği ve yıllık enflasyonun %27,67 olarak gerçekleştiği bildirilmiştir. Bu dönemde enerji fiyatlarının %3,63 oranında gerilediği, sermaye ve ara mallarının görece yüksek fiyat artışlarıyla dikkat çektiği ifade edildi.
Sonuç olarak, piyasa katılımcılarının enflasyon beklentilerinin gerileme eğiliminde olduğu, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisinin 0,2 puan azalarak %23,2 seviyesine gerilediği, 2027 yıl sonu enflasyon beklentisinin ise %17,8 düzeyinde gerçekleştiği aktarılmıştır.