Mobil
Borsa

Küresel Pazarlar Fed'in Para Politikası Kararlarını İzliyor

25 Ocak 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Yatırımcılar, önümüzdeki dönem için stratejilerini oluşturmak amacıyla liderlerin vereceği mesajlara dikkat ediyor. Trump'ın Grönland konusundaki tutumu...

Küresel Piyasalardaki Gelişmeler

Geçtiğimiz hafta, ABD yönetiminin Grönland konusundaki yaklaşımı, Davos'ta yapılan açıklamalar, jeopolitik risklere dair gelişmeler ve dünya genelindeki makroekonomik verilerle birlikte karışık bir tablo ortaya çıktı. Önümüzdeki hafta, gözler ABD Merkez Bankası'nın (Fed) alacağı para politikası kararlarına çevrildi.

Davos Zirvesi ve Liderlerin Açıklamaları

Son hafta, Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) 56. Yıllık Toplantıları'nın gerçekleştirildiği İsviçre'nin Davos kasabasına odaklandı. Zirvede, ABD Başkanı Donald Trump da dahil olmak üzere siyasi ve ekonomik liderlerin açıklamaları dikkatle izlendi.

Yatırımcılar, gelecek dönem stratejilerini belirlemek amacıyla liderlerden gelecek mesajlara yoğunlaştı.

Davos'taki zirve, dünya genelindeki ekonomik gelişmelerin yönünü belirlemede önemli bir rol oynadı.

ABD Başkanı Trump, Grönland meselesi üzerinden kendisine destek vermeyen 8 Avrupa ülkesine yönelik tarife takvimi açıkladığında, küresel piyasalarda risk iştahı zayıfladı. Ancak Trump'ın bu konuda geri adım atması ve gerilimlerin azalmasıyla, haftanın sonuna doğru piyasalarda bir toparlanma görüldü.

Ulusal güvenlik nedenleriyle Grönland'a ihtiyaç duyduklarını savunan Trump, bu konu üzerinde müzakereler yapılmasını istediğini belirtti. Trump, bölgenin kontrolünü ele alırken "güç kullanmayacağını" ifade etti.

Ekonomik Veriler ve Fed Beklentileri

Trump, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmenin ardından, Grönland ve tüm Arktik Bölgesi ile ilgili gelecekte yapılacak bir anlaşmanın çerçevesini oluşturduklarını açıkladı. Ayrıca, Grönland konusundaki Avrupa ülkelerine yönelik 1 Şubat'ta yürürlüğe girmesi planlanan gümrük vergilerini uygulamayacağını belirtti.

Davos'ta jeopolitik tansiyonun hafiflemesine yönelik müzakerelerin yanı sıra "Gazze için Barış Kurulu Şartı" imza töreni de gerçekleştirildi.

ABD'de açıklanan büyüme verileri, ülkenin ekonomik yapısının sağlam kaldığını gösteriyor; bu durum piyasalarda olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

ABD'de beklenenden yüksek gelen büyüme verileri, iş gücü piyasasına ilişkin endişelerin bir nebze azalmasına katkı sağladı. Fed'in dikkatle izlediği çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi öngörülere paralel bir seyir izlerken, faiz indirimi beklentilerinde kayda değer bir değişim gözlemlenmedi.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed'in gelecek hafta politika faizini sabit tutacağına kesin gözüyle bakılıyor. Bankanın yılın ilk faiz indirimini ise haziran ayında yapabileceği öngörülüyor.

Piyasalardaki Değişimler

Fed'in faiz kararına yönelik beklentilerin yoğunlaştığı bu süreçte, yatırımcılar Fed Başkanı Jerome Powell'ın yapacağı açıklamalardaki tonlamaya dikkat edecek. Bu gelişmelerle birlikte, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi geçen hafta yatay bir seyir izlerken, salı günü yüzde 4,3160'a çıkarak Ağustos 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Haftayı ise yüzde 4,24 seviyesinde kapattı.

Jeopolitik riskler, potansiyel tarife gerilimleri ve Fed'in faiz politikalarına ilişkin beklentiler, kıymetli metallerde rekor fiyatların görülmesine neden oldu. Altının ons fiyatı, haftayı yüzde 8,8 artışla 4 bin 986 dolarda kapatırken, gümüşün ons fiyatı da yüzde 15,5 artışla 103,2 dolarda işlem gördü.

Dolar endeksi, son üç haftada yükselmesinin ardından geçen haftayı negatif bir performansla tamamladı.

Dolar endeksi, geçen haftayı yüzde 1,8 düşüşle 97,6 seviyesinde kapatırken, Brent petrolün varili yüzde 2,9 artışla 65,4 dolarda haftayı tamamladı. New York borsasında ise karışık bir seyir öne çıktı. Haftalık bazda Nasdaq endeksi yüzde 0,30 artarken, S&P 500 yüzde 0,35 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,53 geriledi.

Makroekonomik Veriler ve Avrupa Piyasaları

Makroekonomik veriler açısından, ABD ekonomisi geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 4,4 ile tahminlerin üzerinde büyüdü. İmalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) ocak ayında 51,9'a çıkarak beklentilere paralel gerçekleşti. Hizmet sektörü PMI ise 52,5 ile beklentilerin altında kaldı.

Michigan Üniversitesi tarafından ölçülen tüketici güven endeksi de ocakta 56,4 olarak revize edildi. Kısa vadeli enflasyon beklentisi, ocakta yüzde 4 ile en düşük seviyeye gerilerken, uzun vadeli enflasyon beklentileri yüzde 3,3'e yükseldi.

Gelecek hafta, teknoloji şirketleri başta olmak üzere ABD merkezli firmaların bilançolarının piyasaların odağı olacağı ifade ediliyor.

26 Ocak ile başlayacak haftada, dayanıklı mal siparişleri, Dallas Fed imalat aktivite endeksi, Richmond Fed sanayi endeksi, New York Fed tüketici güven endeksi, Fed'in faiz kararı, Fed Başkanı Powell'ın konuşması, dış ticaret dengesi, haftalık işsizlik maaşı başvuruları, fabrika siparişleri ve toptan eşya stokları gibi veriler takip edilecek.

Avrupa borsaları geçen hafta satıcılı bir seyir izlerken, gelecek hafta Avro Bölgesi'nde büyüme verileri izlenecek.

Avrupa'daki Gelişmeler

ABD Başkanı Trump'ın Grönland konusundaki söylemleri ve tarife tehditleri, bölge piyasalarında risk algısının artmasına yol açtı. Ayrıca, Rusya ile Ukrayna arasında barışın sağlanamaması, fiyatlamaları zorlaştıran diğer bir etken olarak öne çıkıyor. Geçen hafta, Avrupalı liderlerin Davos'taki açıklamaları da dikkatle takip edildi.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Trump'ın Grönland ile ilgili ilk planlarından vazgeçmesine minnettar olduğunu ifade etti. Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, Trump'ın Grönland'a yönelik tehditleri nedeniyle askıya alınan AB-ABD ticaret anlaşmasının onay sürecine yeniden başlanacağını duyurdu.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD'nin Avrupalı ülkelere yönelik ilave gümrük vergisi kararını bir hata olarak nitelendirdi.

Leyen, AB ile ABD'nin geçen temmuzda bir ticaret anlaşmasına vardığını hatırlatarak, "Siyasette de iş dünyasında olduğu gibi anlaşma anlaşmadır. Dostlar el sıkıştığında bunun bir anlamı olmalıdır." dedi. Ayrıca, AB Komisyonu, yüksek riskli tedarikçilerin AB ülkelerindeki kritik altyapıya ekipman sağlamasını kısıtlamaya yönelik planlarını kamuoyuna açıkladı.

Avro Bölgesi'nde yıllık enflasyon, kasımda yüzde 2,1 iken aralıkta yüzde 1,9'a geriledi. Aralık ayında aylık bazda enflasyon yüzde 0,2 olarak kaydedildi.

İngiltere ve Asya Piyasaları

Avro Bölgesi'nde kamu borcunun Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYH) oranı, geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 88,5 seviyesine yükseldi. Geçen hafta İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,93, İtalya'da MIB 30 endeksi yüzde 2,11, Almanya'da DAX endeksi yüzde 1,50 ve Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,40 düştü.

Gelecek hafta pazartesi Almanya'da IFO iş ortamı güven endeksi, perşembe Avro Bölgesi'nde tüketici güven endeksi, cuma ise Avro Bölgesi ve Almanya'da büyüme ile işsizlik oranı, Almanya'da enflasyon verileri izlenecek.

Asya Piyasalarındaki Durum

Asya'da geçen hafta karışık bir seyir gözlemlenirken, Japonya Merkez Bankası (BoJ) yılın ilk para politikası toplantısında politika faizini yüzde 0,75 seviyesinde sabit bıraktı. Ayrıca, banka, 2025 ve 2026 mali yılları için büyüme ve enflasyon tahminlerini artırdı.

Politika metninde, Japonya ekonomisinin uluslararası piyasalardaki büyüme ile ılımlı bir büyüme sürecine girmesi bekleniyor. Hükümetin ekonomik tedbirleri ve gevşek finansal koşulların desteğiyle gelirden harcamaya uzanan olumlu döngünün güçlenmesi öngörülüyor.

Japonya'da yıllık enflasyon yüzde 2,1 ile beklentilerin altında kalırken, çekirdek TÜFE ise yıllık bazda yüzde 2,4 artış gösterdi.

Diğer yandan, Güney Kore, yapay zeka ve teknoloji alanındaki iyimserlikle dikkat çekiyor. Ülke, Çin'in yaşadığı tarife riskini yaşamazken, Japonya gibi bir sürtüşmeye girmemesiyle öne çıkıyor. Sk Hynix, Samsung Electronics, LG Electronics gibi şirketlere dair olumlu büyüme tahminleri ve siparişler piyasalarda olumlu bir tablo oluşturdu.

Bu gelişmelerle birlikte haftalık bazda, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,83, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 3,08 yükselirken, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,36 ve Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,17 düştü.

Önümüzdeki Haftanın Beklentileri

Gelecek hafta çarşamba günü Japonya'da BoJ toplantı tutanakları, cuma günü ise Tokyo TÜFE ve işsizlik oranı takip edilecek. Yurt içinde ise geçen hafta alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi haftayı yüzde 2,56 artışla 12.992,71 puandan kapattı. Cuma günü BIST 100 endeksi, genele yayılan alımların etkisiyle 13.030,83 puanı görerek rekor kırdı.

Geçen hafta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, politika faizini 100 baz puan düşürerek yüzde 37'ye çekti. Ayrıca, gecelik borç verme faiz oranını yüzde 41'den yüzde 40'a, gecelik borçlanma faiz oranını ise yüzde 36,5'ten yüzde 35,5'e indirdi.

TCMB, enflasyonun ana eğiliminin aralık ayında gerilediğini duyurdu.

Öncü verilerin ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına, ana eğilimdeki artışın ise sınırlı olduğuna dikkat çekildi. Son çeyreğe ilişkin göstergeler, talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin azaldığını gösterirken, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının iyileşme işaretleri gösterdiği belirtildi.

TCMB toplam rezervleri, 16 Ocak haftasında 205 milyar 177 milyon dolara çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'nin kredi notunu "BB-" olarak teyit ederken, görünümünü "durağan"dan "pozitif"e çevirdi. Bu revizyon, döviz rezervlerinin beklentilerin üzerinde artmasıyla birlikte dış kırılganlıklarda yaşanan ilave azalmayı yansıtmaktadır.