Suriye'nin Kamışlı kentinden olan ve İsveç'te ikamet eden Ala Emin, 7 Eylül 2025 tarihinde düğün hazırlıkları için memleketi Kamışlı'ya gitmiş, burada 20 Ekim'de SDG'ye bağlı Kamışlo İç Güvenlik Güçleri (Asayiş) tarafından gözaltına alınmıştır. Ailesine, 8 Mart 2026 tarihinde Asayiş tarafından Ala Emin’in yaşamını yitirdiği bildirildiği ortaya çıkmıştır.
Ailesi, medyaya yaptığı açıklamalarda, Ala Emin için Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ne (Rojava) bağlı bir hastaneden kalp krizi geçirdiği yönünde bir rapor hazırlandığını belirtmiş, ancak Ala Emin’in cesedinde özellikle yüz ve baş bölgesinde ciddi darp ve işkence izlerinin bulunduğunu iddia etmiştir.
Ala Emin’in yakınları, otopsi raporlarının ölüm tarihiyle çelişkili bilgiler içerdiğini ve gözaltı sürecinde yaşananların gizlenildiğini öne sürmektedir.
Rojava yönetimine bağlı bir hastane ve doktor, Ala Emin’in “kalp krizi” nedeniyle hayatını kaybettiğine dair rapor hazırlamıştır.
YPG Asayiş’in gözaltına aldığı genç Ala Emin, işkence sonucu mu yaşamını yitirdi?
🔺Ala Emin, İsveç'ten evlilik hazırlıkları için gittiği Kamışlı'da SDG Asayiş tarafından gözaltına alındı ve 4 ay sonra ailesine "kalp krizinden öldü" bilgisi verildi.
🔺Aile, Emin'in işkenceye maruz kaldığını iddia ediyor.
Rojava İç Güvenlik Güçleri (Asayiş) Genel Komutanlığı, Ala Emin’in ölümüyle ilgili bir soruşturma komisyonu oluşturulduğunu duyurdu.
Açıklamada, “Asayiş güçlerinin temel prensibi insanı ve insan haklarını korumaktır. Hukuk ve insani değerlerin dışındaki her uygulama, kurumumuzun yaklaşımını veya genel ilkelerini yansıtmamaktadır. Olayın hemen ardından, hukuki uzmanlar ve denetçilerden oluşan üst düzey bir komite kurularak ölüm koşulları ve tüm detayların araştırılması talimatı verilmiştir.” ifadelerine yer verildi.
“Soruşturma sonuçlarını şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşacağımızı taahhüt ediyoruz. Bu olayda ihmali olan, görevini kötüye kullanan veya yasaları ihlal eden herkes, mutlaka hukuk önünde hesap verecektir.” denilmiştir.
Evet, bu oldukça önemli bir teklif. Bizim bir patronumuz yok. Sahip olduğumuz kar amacı gütmeyen bir dernek. Eğer bizi okuyorsanız, memnunsanız ve devam etmesini istiyorsanız, artık boş olan patron koltuğuna geçmeniz gerekiyor.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Bu gri alanı korumalıyız, çünkü herkesin bir gün gri alanlara ihtiyacı olabilir.