Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan 2025 yılı “İstatistiklerle Kadın” raporuna göre, kadınların en sık karşılaştığı şiddet türü psikolojik şiddet olarak belirlendi. Ayrıca, kadınların iş gücüne katılım oranının erkeklerin yarısından daha düşük olduğu da vurgulandı.
TÜİK’in yayımladığı Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması sonuçlarına göre, yaşamlarının herhangi bir döneminde şiddet gören kadınların:
Araştırma, kadınların en çok eşleri, eski eşleri veya birlikte oldukları kişiler tarafından şiddete uğradığını ortaya koydu. Bu tür şiddetlerin büyük bir kısmının bu kişiler tarafından gerçekleştirildiği ifade edildi.
Israrlı takip ve dijital şiddet olaylarında ise faillerin genellikle tanımadıkları kişiler olduğu kaydedildi.
Araştırmaya göre, kadınların eğitim düzeyi yükseldikçe ekonomik şiddet oranı azalırken, ısrarlı takip ve dijital şiddet oranları artış göstermektedir.
Okul bitirmeyen kadınların ekonomik şiddet oranı yüzde 31,8 iken, yükseköğretim mezunlarında bu oran yüzde 8,9 olarak ölçüldü.
Israrlı takip ise yükseköğretim mezunu kadınlarda yüzde 16,1, okul bitirmeyenlerde yüzde 5,3 olarak kaydedildi. Dijital şiddet oranı ise yükseköğretim mezunlarında yüzde 13,4, okul bitirmeyenlerde ise yüzde 2,2 olarak belirlendi.
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine göre, 31 Aralık 2025 itibarıyla Türkiye’de kadın nüfusu 43 milyon 32 bin 734, erkek nüfusu ise 43 milyon 59 bin 434 olarak kaydedildi.
Genel nüfusun yüzde 49,98’i kadınlardan, yüzde 50,02’si ise erkeklerden oluşmaktadır.
2022–2024 dönemine ait Hayat Tabloları verilerine göre, Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresi 78,1 yıl olarak hesaplandı. Bu süre kadınlar için 80,7 yıl, erkekler için ise 75,5 yıl olarak belirlendi. Dolayısıyla, kadınlar erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşamaktadır. Kadınların iş gücüne katılım oranı ise erkeklerin yarısından azdır.