Mobil
Gündem

Irak'tan 165 Türk Vatandaşı IŞİD Üyesi Türkiye'ye Geliyor!

14 Şubat 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Türkiye'nin Suriye'den Irak'a gönderilen IŞİD mensubu Türk vatandaşlarını geri almak için hazırlık yaptığı öne sürüldü.

Irak'tan Türkiye'ye IŞİD Mensuplarının Sevki

Irak Adalet Bakanlığı, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) denetiminde bulunan cezaevlerinden Irak’a gönderilen yaklaşık 5 bin IŞİD üyesi arasında 165 Türk vatandaşının yer aldığını duyurdu. Bu durum, Türkiye'nin aradığı teröristlerin peşine düşmesine neden oldu. Ancak, diplomatik kaynaklar bu rakamın henüz doğrulanmadığını belirtti.

Önemli bilgi: Irak’a getirilen IŞİD mensuplarının kimlik tespit sürecinin karmaşık olduğu vurgulanıyor.

DW Türkçe’ye bilgi veren kaynaklar, Irak’a getirilen kişilerin Suriye’deki hapishanelerden transfer edildiğini ifade etti. Bu süreçte, "Ben Türküm" diyen her bireyi otomatik olarak Türk vatandaşı olarak kabul etmediklerini belirten kaynaklar, “Çin’e iade edilmek istemeyen Uygur kökenliler ve Almanya vatandaşı olan Türkler mevcut. Birçok kişinin resmi belgeleri bulunmuyor. Bu nedenle beyanları dikkatle inceliyor ve kimlik tespit çalışmalarını sürdürüyoruz” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Türk Vatandaşlarının Durumu ve Yargılama Süreci

Yetkililer, yabancı uyruklularla evlilik yapmış ve çocuk sahibi olan Türk vatandaşlarının durumunun da ayrı bir hukuki belirsizlik yarattığını ifade etti. Örneğin, İngiltere vatandaşı bir kadınla evli ve çocuğu bulunan bir IŞİD üyesinin çocuğunun “vatansız” olabileceği belirtilerek her durumun ayrı ayrı ele alındığı kaydedildi.

Dikkat edilmesi gereken: Türkiye, IŞİD mensuplarının ve ailelerinin geri alınması konusunda Irak makamlarına hazırlığını iletti.

Türkiye’nin, ABD ve Özbekistan gibi ülkelerle birlikte Suriye’deki yabancı terörist savaşçıların kendi ülkelerine dönmesi gerektiği görüşünü savunduğu aktarıldı. Şu ana kadar Irak’a yaklaşık 4 bin 500 kişinin nakledildiği, Suriye’deki kamplarda bulunanların ise henüz sevk edilmediği bildirildi.

Diplomatik kaynaklara dayandırılan bilgilere göre, Irak’tan geri alınacak Türk vatandaşı IŞİD mensupları Türkiye’de yargılanacak. Suçsuz kadınlar ve çocuklar için ise entegrasyon projeleri yürütülecek. Bu sürecin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından koordine edilmesi bekleniyor.

Suriye'deki IŞİD Mensupları ve Ailelerinin Durumu

Suriye iç savaşında binlerce IŞİD üyesi ve aileleri, SDG tarafından kuzey ve kuzeydoğuda oluşturulan özel kamp ve hapishanelere yerleştirilmiştir. En bilinen kamp olan El Hol’de, çoğunluğunu IŞİD mensuplarının eşleri ve çocuklarının oluşturduğu yaklaşık 24 bin kişi bulunmaktadır. Bu kişilerin ne kadarının Türkiye vatandaşı olduğu ise henüz netlik kazanmamıştır.

İçişleri Bakanlığının "Terör Arananlar" listesinde, IŞİD üyesi olduğu gerekçesiyle 98 kişi hakkında yakalama kararı bulunmaktadır. Bu kişilerden 16’sı, 20 milyon TL’ye kadar ödül konulmuş kırmızı kategoride yer almaktadır.

Kırmızı Listede Yer Alan İsimler

Kırmızı listede, Ankara Tren Garı Katliamı davasının firari sanıkları arasında İlhami Balı, Deniz Büyükçelebi ve Nusret Yılmaz da bulunmaktadır. Gar katliamı davasında aranan 17 firari sanığın tamamı bu listede yer almaktadır.

Kırmızı kategoride aranan isimlerden biri de 2016 yılında Suriye’de iki Türk askerinin yakılarak öldürülmesi olayında yer alan Talip Akkurt’tur. Ayrıca, Adıyaman merkezli Dokumacılar grubunun lideri Mustafa Dokumacı da aynı kategoride aranıyor. Ankara Gar katliamını gerçekleştiren Yunus Emre Alagöz ile Suruç katliamını düzenleyen Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün bu grupla bağlantılı olduğu bilinmektedir.

Turuncu listede 28, sarı listede 12, gri listede ise 44 IŞİD şüphelisi bulunmaktadır.

Ankara Gar davasında mağdur avukatlarından İlke Işık, Suriye’deki kamplarda olduğu bilinen isimler arasında İlhami Balı’nın yanı sıra Cebrail Kaya, Mustafa Delibaşlar ve İlyas Aydın’ın da bulunduğunu, Bayram Yıldız’ın ise Irak’ta olduğuna dair bilgi bulunduğunu aktardı. Işık, mahkemeye başvurarak bu kişilerin iade edilmesini talep edeceklerini söyledi.

10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği Eş Sözcüsü İshak Kocabıyık, Suriye ve Irak’taki IŞİD mensuplarının Türkiye’ye getirilerek yargılanması gerektiğini vurguladı. Kocabıyık, “Özellikle 10 Ekim katliamı gibi saldırıların sanıklarının getirilerek rollerinin açığa çıkarılması soruşturmaların derinleştirilmesini sağlar. Bu kişilerin cezalandırılmasını istiyoruz. Cezasızlık yeni katliamları doğurur.” ifadelerini kullandı.

Ankara Tren Garı'nda meydana gelen saldırı öncesinde, AKP'nin tek başına iktidarı kaybettiği 7 Haziran 2015 seçimlerinin ardından Türkiye çatışmalı bir döneme girmiş, iktidar çözüm sürecini askıya almış, IŞİD ve PKK'nin saldırıları artarken askeri operasyonlar yeniden başlamıştır. Bu süreçte, çeşitli sivil toplum kuruluşları 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Sıhhiye Meydanı'nda "Savaşa inat. Barış hemen şimdi. Barış, emek, demokrasi" sloganıyla bir miting düzenleme kararı almıştı. Mitingin yapılması için Ankara Valiliği'nden izin alınmış ve toplanma alanı olarak Ankara Tren Garı Meydanı belirlenmişti. 10 Ekim 2015 tarihinde meydana gelen IŞİD'in üstlendiği intihar saldırısında 109 kişi yaşamını yitirmişti.