Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilim, küresel ekonomide ciddi bir daralma riskini beraberinde getirdi. ABD/İsrail-İran savaşı sonrası bölgede artan güvenlik sorunları, ticari gemi trafiğini savaş öncesine göre yüzde 90’dan fazla düşürdü. Bu durum enerji akışında büyük aksamalara yol açarken, dünya ekonomisi üzerinde ağır bir baskı oluşturdu.
Verilere göre savaş öncesinde günlük 129-138 geminin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda bu sayı 10 seviyelerine kadar geriledi. Toplamda 1000’e yakın gemi geçişi gerçekleşirken, bu rakam normal şartlarda yalnızca bir haftalık trafiğe denk geliyor. Özellikle petrol ve LNG taşımacılığındaki kesintiler, küresel enerji piyasalarını doğrudan etkiledi.
Ekonomik tahminler de aşağı yönlü revize edildi. Küresel büyümenin yüzde 3,4 seviyesinden 2,8’e gerilemesi beklenirken, bu yavaşlamanın dünya ekonomisinde yaklaşık 700 milyar dolarlık potansiyel kayba yol açabileceği hesaplanıyor. OECD ve Dünya Ticaret Örgütü gibi kurumlar da küresel ticaret büyümesinde belirgin bir düşüş öngörüyor.
Uzmanlara göre LNG ve petrol arzındaki daralma, özellikle ithalata bağımlı ülkelerde enflasyon baskısını artırabilir. Fitch Ratings ise bölgedeki istikrarsızlığın kısa vadede sona ermeyeceğini ve enerji piyasalarında sıkışıklığın devam edeceğini belirtiyor. Bu gelişmeler, Hürmüz krizinin sadece bölgesel değil, küresel ekonomik bir tehdit haline geldiğini ortaya koyuyor.