Dünya Altın Konseyi, "Merkez Bankalarının Şubat Ayında Altın Rotasını Korumaya Devam Ediyor" başlıklı raporunu yayımladı. Rapor, ocak ayındaki duraklamanın ardından şubat ayında alımların yeniden hızlandığını ortaya koyuyor. Küresel rezervlere toplamda 19 ton altın eklenirken, Türkiye'nin rezervlerindeki azalma ve mart ayındaki swap işlemleri raporda detaylı bir şekilde ele alındı.
Şubat ayında altın rezervlerinde en belirgin azalma yaşayan ülkeler Türkiye ve Rusya oldu. Dünya Altın Konseyi'nin verilerine göre, Türkiye bu ay 8 ton altın satışı yaparak en büyük satıcı konumuna yükseldi. Rusya ise aynı dönemde 6 tonluk bir satış gerçekleştirdi.
Raporda, Türkiye'deki bu azalışın yalnızca Merkez Bankası rezervlerinden değil, Hazine varlıklarındaki değişimden kaynaklanmış olabileceği ifade edildi.
WGC raporunda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) mart ayında likidite ve döviz işlemleri için yaklaşık 50 ton altın kullandığı tahminine yer verildi. Bu adımın piyasa likiditesini yönetmek amacıyla atıldığı belirtilirken, TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın konuya ilişkin değerlendirmeleri de yer aldı.
TCMB Başkanı Fatih Karahan, "Bu işlemlerin büyük bir kısmı altın-döviz swap vadeli işlemlerinden oluşmaktadır. Başka bir deyişle, vadesi geldiğinde bu altınlar rezervlerimize geri dönecektir." şeklinde bilgi verdi.
Raporda dikkat çeken diğer alıcılar ve bazı önemli istatistikler şu şekilde sıralandı:
Gelişen ekonomilerde altının stratejik bir rezerv aracı olarak kullanımı yaygınlaşıyor. Uganda Merkez Bankası, Mart 2026 itibarıyla yerel üreticilerden altın alım programını başlattı. Benzer bir şekilde Kenya Merkez Bankası da ekonomik riskleri yönetmek ve rezervleri çeşitlendirmek amacıyla altına yönelme sinyalleri veriyor.
Şubat ayındaki 19 tonluk net alım, ocak ayına göre bir toparlanma gösterse de 2025 yılının 26 tonluk aylık ortalamasının altında kaldı. Yılın ilk iki ayında toplam alım 25 ton olarak gerçekleşirken, geçen yılın aynı dönemindeki 50 tonluk hacmin gerisinde kalındı. Uzmanlar, merkez bankalarının fiyat hassasiyetini göz önünde bulundurarak, uzun vadeli stratejik hedeflerinden sapmadan altın biriktirmeye devam ettiğini vurguluyor.