Uygulamamızı yükleyerek, en son gelişmeleri cebinize taşıyın.
Saray yönetiminin ekonomi politikaları nedeniyle zayıflayan ekonomik yapının, enerji fiyatlarındaki ani artışlarla birlikte yeni bir aşamaya girdiği gözlemleniyor.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik eylemleriyle derinleşen enerji krizi, eşel mobil sisteminin kaldırılması ve akaryakıt fiyatlarındaki artış, elektrik ve doğalgaz zamlarıyla birleşerek, yükü vatandaşların omuzlarına yüklemektedir. Motorine beklenen 7 lira 65 kuruşluk artışın, akaryakıt fiyatlarının 85-86 lira seviyesinden başlamasıyla bugünden itibaren yansıması bekleniyor. Gelen zamlarla birlikte, artacak fiyat listesi enerji faturalarından gıda, ulaşım, giyim ve eğlenceye kadar uzanan geniş bir yelpaze oluşturuyor.
TMMOB ve Makine Mühendisleri Odası (MMO) Enerji Çalışma Grubu Üyesi Oğuz Türkyılmaz, elektrik ve doğalgazda yapılan zamları değerlendirerek, bu artışların sadece özel elektrik şirketlerinin kazançlarını güvence altına alma amacı taşıdığını ifade etti. Yeni uygulanan ‘Kademe 2’ tarifesinin, önceki döneme göre %341,1 oranında yüksek bir artışa karşılık geldiğini belirtti.
Türkyılmaz, elektrik ve doğalgaza yapılan yüzde 25’lik artışta en büyük yükün konutlara yansıdığını, yeni kademeli sistemle belli bir tüketim miktarının üzerindeki abonelerin 'konut 2' tarifesine geçeceğini, ancak bu tüketim miktarının nasıl hesaplanacağının belirsiz ve 'mantıksız' bir yöntemle belirlendiğini vurguladı.
Doğalgaz fiyatlarındaki artışların, enflasyon oranlarının çok üzerinde olduğunu belirten Türkyılmaz, “2024 yılının başından itibaren doğalgaz zamları, TÜİK’in açıkladığı resmi enflasyon oranlarının çok üzerinde. Yeni getirilen ‘Kademe 2’ tarifesi, önceki döneme göre %341,1 oranında aşırı bir artışa denk geliyor. BOTAŞ, konutlardaki 2. kademe satış fiyatını, elektrik santralleri ve büyük sanayi kuruluşlarının toptan fiyatıyla eşitlemiştir. Bu durum, konut tüketicisinin sanayi ile aynı maliyet yükü altında olduğunu ve devlet korumasından çıkarıldığını gösteriyor” şeklinde ifade etti. Ayrıca, ilan edilen rakamların sadece BOTAŞ’ın toptan fiyatları olduğu ve bu miktarın üzerine birim hizmet bedeli, amortisman, ÖTV ve KDV eklendiğinde, İGDAŞ gibi kurumların yurttaşa yansıttığı nihai satış fiyatının neredeyse iki katına çıktığını belirtti. Daha çarpıcı olan ise fiyat eşitlemesinin, konutların ikinci kademesinin sanayi ve elektrik üreticileriyle aynı fiyat seviyesine çekilmesidir.
Enerji maliyetlerinin yalnızca faturalarda değil, daha geniş bir etki yaratacağını ifade eden Türkyılmaz, zincirleme bir etki olacağını belirtti: “Doğalgaz sanayide kullanılmakta, elektrik üretiminin büyük bir kısmı doğalgaza bağlı, akaryakıt ise ulaşımın ana bileşenidir. Bu üç alandaki artış kaçınılmaz sonuçlar doğuracaktır. Tüm lojistik maliyetleri yükselecek ve fiyatlar artış gösterecektir.”
Elektrikte de benzer bir durumun yaşandığını, piyasa takas fiyatlarının kısa sürede arttığını hatırlatan Türkyılmaz, bu durumun tarifelere doğrudan etki ettiğini belirtti ve “Amaç, özel elektrik üretim şirketlerinin kârlarını güvence altına almak” ifadesini kullandı.
2024 Ocak ve 2026 Nisan ayı fiyat artışları değerlendirildiğinde, ortaya çıkan tablo şu şekildedir:
TEPAV Merkez Direktörü ve ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, TÜİK’in açıkladığı mart ayı enflasyon verilerine dikkat çekerek, "TÜİK, mart ayı için tüketici enflasyonunu yüzde 1,94 olarak duyurdu. Üç aylık enflasyon %10,04, yıllık enflasyon ise %30,87 olarak kaydedildi. Endeks içindeki ağırlığı nedeniyle gıda fiyatlarındaki artışın mart ayında %1,80, konut grubunun ise %1,90’da kalması büyük soru işaretleri oluşturuyor. Fiyat artışlarının çarşı pazarda neredeyse %10’a yaklaştığı bir ortamda, gıda fiyatlarındaki %1,80 anlaşılmaz bir durum" dedi. 2026 yılı için Orta Vadeli Program'da (OVP) enflasyon tahmininin %16 olduğunu hatırlatan Yılmaz, "Merkez Bankası da bu durumu devam ettirmiştir. Yılın ilk çeyreği sona erdiğinde hedefin neredeyse %100’ü seviyesinde bir sapma söz konusu" şeklinde ifade etti.