Mobil Uygulamayı İndir

Haberleri mobil uygulamamızdan takip edin!

Bildirimler

Sitemize Hoş Geldiniz

Güncel haberler ve son dakika gelişmeleri için bizi takip edin!

Şimdi

Ekonomideki Pozitif Beklentiler, Güven Endekslerine Yansıdı

E
Yazar Medya
5 dk okuma 36 okunma Yayınlanma: 28 Şubat 2026 15:45 Güncelleme: 28 Şubat 2026 17:46
Ekonomideki Pozitif Beklentiler, Güven Endekslerine Yansıdı
Ekonomideki Pozitif Beklentiler, Güven Endekslerine Yansıdı Foto: Yazar Medya

Şubat Ayında Ekonomik Güven Endeksleri Yükseldi

Tüketiciler ve reel sektör gibi grupların genel ekonomik duruma dair öngörülerini yansıtan güven endeksleri, şubat ayında olumlu bir trend izledi.

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan ekonomik güven endeksi, ocak ayında 99,4 seviyesindeyken, şubatta yüzde 1,4 artarak 100,7'ye yükseldi. Böylece bu endeks, 100 olan eşik değerin üstünde kalmayı başardı.

Endeks, Mart 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

Bahsi geçen endeks, Mart 2025'ten beri gördüğü en yüksek seviyeye ulaşarak, 11 ayın en yüksek değerini elde etti. O tarihte endeks 100,8 olarak kaydedilmişti.

Tüketici Güven Endeksi Artış Gösterdi

Tüketici güven endeksi de şubat ayında aylık bazda yüzde 2,3 artarak 85,7 seviyesine yükseldi. Bu rakam, endeksin son 11 ay içerisindeki en yüksek düzeyi olarak kayıtlara geçti.

Reel kesim güven endeksi de şubat ayında, ocak ayına göre yüzde 1,1 artış göstererek 104,1 seviyesine ulaştı. Bu durum, son 28 ayın en yüksek değerini temsil ediyor. Endeks, Ekim 2023'te 105,3 olarak hesaplanmıştı.

Perakende ticaret sektörü güven endeksi, 115,9 ile 12 ayın en yüksek seviyesine ulaştı.

Hizmet sektörü güven endeksi ise şubatta sabit kalmış olup, 113,8 seviyesini koruyarak ocakta elde edilen 10 ayın en yüksek değerini 11. aya taşımış oldu.

Ekonomik Beklentiler Üzerine Değerlendirmeler

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Başkanı Prof. Dr. Talha Yalta, ekonomik güven endeksinin 100 eşiğinin üzerine çıkmasının, ekonomiye yönelik iyimser beklentilerin kötümser görüşlerden daha fazla ağırlık kazandığını gösterdiğini ifade etti.

Bu tür göstergelerin, gerçekleşmiş ekonomik performanstan ziyade beklentileri ve algıları yansıttığını belirten Yalta, "Dolayısıyla 100'ün üzerindeki bir değer, tek başına güçlü bir büyüme ya da kalıcı bir toparlanmanın başladığı anlamına gelmez. Son iki yılda endeksin büyük ölçüde 95-100 bandında dalgalandığı göz önüne alındığında, şubatta görülen artış bir kırılmadan ziyade normalleşme sinyali olarak değerlendirilmelidir." dedi.

Yalta, iyileşmenin gelecek aylarda devam edip etmeyeceğinin asıl önemli olduğunu vurgulayarak, bahar ve yaz aylarında iç talep dinamiklerinin ve mevsimsel etkilerin daha canlı olmasının bu seviyenin korunmasına yardımcı olabileceğini belirtti.

Yalta, alt endekslerin genelinde ekonomide iyileşme eğiliminin görüldüğünü, ancak bunun tüm kesimlere aynı hızda yansımadığını dile getirdi. Reel kesim güven endeksinin uzun süre 100'ün üzerinde kalmasının, firmaların üretim ve sipariş beklentilerinin görece güçlü olduğunu gösterdiğini söyledi.

Hizmet ve perakende ticaret sektörlerinde de yüksek seviyelerin korunmasının, piyasa faaliyetlerinde temkinli bir iyimserliği işaret ettiğini ifade eden Yalta, tüketici güven endeksinin hala 100'ün altında olmasının, hane halklarının daha dikkatli bir yaklaşım sergilediğini gösterdiğini belirtti.

İnşaat sektöründe güvenin düşük kalmasının, finansman koşulları ve maliyet baskılarının yatırım kararlarını kısıtlamaya devam ettiğini düşündürdüğünü vurguladı. Bu durum, ekonomide bir toparlanma olduğunu, fakat bunun henüz tam anlamıyla dengeli ve senkronize olmadığını ortaya koymaktadır.

Yalta, güvenin ekonominin görünmez yakıtı olduğunu belirterek, şunları ekledi:

"Şubat ayı verilerinde gördüğümüz artışın, geçici bir bahar havası olmaktan çıkıp kalıcı bir trende dönüşmesini umuyoruz. Bunun için makroekonomik istikrarın sağlanması, öngörülebilir politikaların sürdürülmesi ve enflasyonla mücadelede ilerleme kaydedilmesi büyük önem taşımaktadır. Mevcut durumda tüketici güveninin diğer endekslerin gerisinde kalması, tamamlanması gereken bir kayıp halkası olarak öne çıkıyor. Özellikle dezenflasyon sürecindeki kararlılık ve enflasyon beklentilerindeki iyileşme, bu halkayı da yerine oturtarak güvenin toplumun tüm kesimlerine yayılmasını sağlayacaktır. Sonuç olarak, sürdürülebilir bir büyüme için hem üreticinin hem de tüketicinin geleceğe dair belirsizlikten arınmış olması kritik bir rol oynamaktadır.

Etiketler

#ekonomik güven #tüketici güven #reel kesim güven #Türkiye İstatistik Kurumu #perakende ticaret #hizmet sektörü #ekonomik beklentiler #güven endeksi

Videolar