İstanbul'daki Tekstil Vurgunu ve Mağdurların Mücadelesi
İstanbul'un önemli tekstil bölgelerinden biri olan Merter'de meydana gelen 30 milyon dolarlık dolandırıcılık olayının mağdurları, yatırımlarını geri almak için çaba gösteriyor.
Halk TV'den Dinçer Gökçe'nin aktardığı bilgilere göre, Merter'deki tekstil firmalarının sahiplerinden oluşan 30 kişi, Altınkemer Döviz'e toplamda 30 milyon dolarlık döviz ve altın teslim etti.
Yasin Kapıyoldaş'ın İddiaları ve Siyasi Bağlantıları
Birgün'den Timur Soykan'ın haberine göre, Yasin Kapıyoldaş'ın arkasında siyasi destek bulunduğu ve Merkez Bankası ile Darphane ile işbirliği yaptığı iddia ediliyor. Kapıyoldaş'ın eski AKP Milletvekili Mehmet Metiner ile yakın ilişkisi olduğu öne sürüldü. Metiner, Kapıyoldaş'ı sıkça ziyaret etmiş ve ona para yatırdığı iddia ediliyor. Ayrıca, Metiner’in akrabası Mustafa Akel’in Kapıyoldaş’ın şoförlüğünü yaptığı belirtiliyor. Kapıyoldaş’ın koruma ekibiyle birlikte lüks araçlar kullandığı ve bu araçların çakar ışıklarının Metiner’e ait olduğu konuşuluyor. Metiner bu durumu yalanlayarak, "Ben izin vermedim, benden habersiz kullandıysalar bilmiyorum" dedi. Ancak, Metiner’in kurduğu haber sitesinin toplantısında paylaştığı bir fotoğrafta, yanında Mustafa Akel ve Yasin Kapıyoldaş’ın bulunduğu görülüyor.
Yasin Kapıyoldaş’a hızlı bir şekilde büyük miktarda para aktarıldı. Jandarmaya başvuran tekstilciler, Kapıyoldaş’a verdikleri paraları şöyle sıraladı:
- Tarık Öztürk: 25 kilo altın.
- Seçkin Vural: 421 bin dolar ve 214 kilo gümüş.
- Alp Ailesi: 21 kilo altın, 275 kilo gümüş, 4 milyon dolar.
- Şenol Çıtlak: 2.5 milyon dolar.
- Celal Kalkan: 2.5 milyon dolar.
Bir mağdur, Yasin Kapıyoldaş'ın kendisini “Bu ülkede adliye, emniyet, maliye, milletvekili ve devlet biziz” diyerek tehdit ettiğini öne sürdü. Bazı mağdurlar, Altınkemer Döviz’in ortağı Bülent Özbek’i de suçlarken, Özbek, Kapıyoldaş’ın şirketin içini boşalttığını ve kendisinden 1.5 milyon dolar çaldığını iddia ederek şikayetçi oldu.
Kayıp Mallar ve Kaçış Planları
Mağdurların evlerine gitmesi üzerine Yasin Kapıyoldaş, borçlu olduğuna dair belgeler ve senetler imzaladı. Kapıyoldaş’ın İstanbul Üsküdar Kanlıca’daki lüks konutunu, Çekmeköy, Burhaniye ve Sakarya'daki gayrimenkullerini başkalarının üzerine devrettiği iddia ediliyor. Bülent Özbek’in açtığı davada bu gayrimenkullere tedbir konuldu. İcra takibi talep edildi.
Yasin Kapıyoldaş, icra takibine itiraz etmek için İstanbul Anadolu 25. İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurdu. 3 bin TL dosya masrafı, 335 TL başvuru harcı ve 732 TL peşin harcı ödememek için mahkemeye 'Fakir Kağıdı' sundu ve adli yardım talebinde bulundu. Böylece, maddi durumu olmadığını belirterek devletin yargılama masraflarını üstlenmesini istedi.
Fakir Kağıdı, Üsküdar Kandilli Mahallesi Muhtarlığı’ndan alınmıştı. Muhtarın imzaladığı belgede, Yasin Kapıyoldaş'ın mahallede menkul ya da gayrimenkul malı olmadığını ve yardıma muhtaç olduğu belirtiliyor. Ancak, aynı bölgede lüks bir villası olduğu iddiaları gündemde.
Muhtar Vildan Özbörü, Kapıyoldaş ile görüşmesini şöyle anlattı: “Çok üzgün görünüyordu. İflas ettiğini ve icra takibi geldiğini söyledi. İkametgah adresinin o harabe bina olduğunu belirtti. Kayıtlara göre üzerinde hiçbir mal ve gelir bulunmuyordu. Bu nedenle kendisine Fakir Kağıdı verdik.”
Kapıyoldaş’ın başkalarının üzerine geçirdiği mal varlıkları arasında Audi A6, BMW çakarlı araçlar, Range Rover SUV ve Kandilli’deki lüks konut ile Çekmeköy, Burhaniye ve Sakarya'daki gayrimenkuller yer alıyor.
Üstelik kaybolan 30 milyon dolarlık miktarın izi hala bulunamadı. Çocuğunu özel bir okula gönderen, şoförü ve korumaları olan Yasin Kapıyoldaş’ın mahkeme, 'Fakirlik Kağıdı'na itibar etmedi. 16 Ocak 2026 tarihli celsede adli yardım talebi reddedildi.