Mobil Uygulamayı İndir

Haberleri mobil uygulamamızdan takip edin!

Bildirimler

Sitemize Hoş Geldiniz

Güncel haberler ve son dakika gelişmeleri için bizi takip edin!

Şimdi

Çin İthalatı Ve Döviz Açığı Ekonomiyi Sarsmaya Devam Ediyor

E
Yazar Medya
5 dk okuma 50 okunma Yayınlanma: 7 Nisan 2026 13:00
Çin İthalatı Ve Döviz Açığı Ekonomiyi Sarsmaya Devam Ediyor
Çin İthalatı Ve Döviz Açığı Ekonomiyi Sarsmaya Devam Ediyor Foto: Yazar Medya

Türkiye'nin Ekonomik Sorunları: Döviz Açığı

Türkiye'de ekonominin en büyük sorunlarından birisi döviz açığıdır. Bunun başlıca sebebi dış ticaret açığıdır; yani ithalatın her daim ihracattan yüksek olmasıdır. Kur artışları ve faiz oranlarının enflasyonu artıracak şekilde yükselmesinin arkasında, kronikleşen döviz açığının kapatılamaması yatmaktadır. Bu durum, Türk lirasının dolar ve diğer uluslararası para birimlerine karşı sürekli değer kaybetmesine yol açıyor. Faiz ve döviz ikilisi, yıllardır enflasyonu tetiklemekte. Döviz açığı sorunu köklü bir şekilde çözülmeden, enflasyon kalıcı olarak düşürülemiyor. “Kur yükselebilir” endişesi nedeniyle faiz oranları indirilemiyor. Yıllardır yaşanan iniş çıkışlar ekonomiye büyük zarar vermekte. Belirsizliğin hüküm sürdüğü bu ortamda yeni fabrikalar açılmıyor ve istihdam alanları oluşturulamıyor. Hatta sıkıntının derinleştiği dönemlerde fabrikaların kapanması sonucu milyonlarca insan işsiz kalabiliyor.

Dış Ticaret Verileri ve Dengesizlik

Türkiye’nin dış ticaret verileri incelendiğinde, döviz açığının en önemli sebeplerinden birinin, Uzak Doğu ülkeleriyle, özellikle de Çin ile olan dış ticaretteki dengesizlik olduğu ortaya çıkıyor. Çin, Güney Kore, Japonya ve Hindistan'dan yapılan 80 milyar dolarlık ithalata karşılık sadece 5 milyar dolar ihracat gerçekleştiriyoruz. Bu dört ülke ile olan ticaretimizde yıllık 75 milyar dolarlık dış ticaret açığı veriyoruz. Bu büyük açık, beraberinde ciddi bir döviz ihtiyacını da getiriyor. Açığın büyümesiyle Türkiye ekonomisi kan kaybediyor; üretim azalıyor ve fabrikalar kapanıyor. Oluşan arz açığı, ithalat yoluyla kapatılmaya çalışılıyor. Üretim yapamadığımız için yine yurt dışından, başta Çin olmak üzere, ürün almak zorunda kalıyoruz. Bu kısır döngü devam ettikçe, ekonomideki kayıplar artıyor. Eğer bu şekilde devam ederse, açığın kapatılması zamanla imkânsız hale gelecektir. Kazanımlarımızı başka ülkelere kaptırmadan, köklü bir çözüm geliştirmek zorundayız. Çünkü sürekli büyüyen açık sürdürülebilir olmaktan çıkıyor.

Türkiye’nin dış ticaret açığını azaltmak için yüksek gümrük vergisi uygulaması gibi önlemler ciddi gelir sağlayabilir.

Bu sorunun çözümü için, ABD’nin yaptığı gibi Türkiye’nin de Çin’e yüksek oranlı gümrük vergileri uygulaması başlatması gerekmektedir. Tüm ürünleri kapsayan yüksek ek gümrük uygulamasının yanı sıra, bazı ürünlerin Çin'den ithalatının tamamen yasaklanması da düşünülebilir. Böyle bir adım, hem dış ticaret açığımızı azaltacak hem de gümrük vergileri ile önemli bir gelir elde etmemizi sağlayacaktır. Sadece Çin'den gelen ürünlere yönelik alacağımız önlemler, her yıl yaklaşık 10-12 milyar dolarlık ek gelir sağlaması bekleniyor.

İç Üretim ve Enflasyon

Türkiye, ithalatını yasaklayacağı ürünlerin büyük bir kısmını kendi topraklarında üretebiliyor. İlgili ürünlerin iç piyasada fiyatlarının artmaması için gerekli önlemler alınmalıdır. En etkili ve kalıcı çözüm, bu ürünlerin Türkiye’de üretilmesini sağlamakla mümkün olacaktır. Üstelik, Çin'den gelen ve gümrük vergilerini artıracağımız veya tamamen ithalatını yasaklayacağımız ürünlerin enflasyon sepetindeki etkisi sınırlıdır. Enflasyon sepetinde en büyük paya sahip olan gıdada Türkiye, kendi kendine yeten bir ülke konumundadır. İkinci en büyük etkiye sahip olan inşaat sektöründe de Türkiye, dünya çında önemli bir yere sahiptir. Alacağımız tedbirler, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarına da aykırı olmayacaktır. DTÖ hukuku, dış ticarette dengesizlikten dolayı üretimi zarar gören ülkelere kendi önlemlerini geliştirme hakkı tanımaktadır. Aynı zamanda, karşı tarafa da benzer tedbirleri uygulama hakkı vermektedir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son dönemlerde sıkça dile getirdiği “Bütün dünyada esen Türkiye rüzgârı” bu durumu düzeltmek için uygun bir ortam sunmaktadır. Türkiye’nin ne düşündüğü, gelişmeler karşısında nerede duracağı ve hangi adımları atacağı merak ediliyor. Ulusal menfaatimizi yükseltecek bu adımı atmanın zamanı gelmedi mi? Çok üretken, hızlı ve ucuz üretim yapan Çin ile rekabet etmek zor olsa da imkânsız değildir. Dış ticaret açığını azaltacak ve hatta cari fazla vermemizi sağlayacak bir ek gümrük duvarı Türkiye’ye kaybettirmez, kazandırır. Bu tür adımlar, Türkiye'yi üretim, istihdam ve refah ülkesi haline getirebilir.

*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.

Etiketler

#döviz açığı #dış ticaret #Türkiye ekonomisi #Çin ithalatı #enflasyon sorunu #Türk lirası #ekonomik dengesizlik #işsizlik oranı

Videolar