Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak Merkez Bankası rezervleri ve vatandaşların yastık altında tuttuğu döviz ile altın miktarı hakkında açıklamalarda bulundu. Yılmaz, 7 Ağustos itibarıyla Merkez Bankası rezervinin 178,4 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirterek, vatandaşların elindeki toplam birikimin bu rakamın üzerinde bulunduğunu söyledi.
Eskişehir Kalkınma Platformu Ekonomi İstişare Toplantısı'nda konuşan Yılmaz, Merkez Bankası rezervlerinde son dönemde önemli bir artış yaşandığını ifade etti.
Yılmaz, savaşın etkisiyle rezervlerde bir miktar gerileme görülmesine rağmen 7 Ağustos itibarıyla 178,4 milyar dolarlık seviyeye ulaşıldığını belirtti. Vatandaşların yastık altında tuttuğu altın ve dövizlerin ise bu resmi rezervin üzerinde olduğunu kaydetti.
Bu birikimlerin finansal sisteme daha fazla dahil edilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, bunun Türkiye'nin risk priminin düşmesine katkı sağlayacağını ifade etti.
Vatandaşların elindeki altın ve dövizin bilançolara yeterince yansımadığını dile getiren Yılmaz, Türkiye'nin resmi rezervinin yanı sıra toplumun sahip olduğu önemli bir birikim bulunduğunu söyledi.
Yılmaz, bu kaynakların sisteme kazandırılması halinde hem ekonominin daha üretken şekilde desteklenebileceğini hem de Türkiye'nin uluslararası piyasalardaki risk algısının olumlu yönde etkilenebileceğini belirtti.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yürütülen çalışmalara da değinen Yılmaz, 11 ildeki yeniden yapılanma sürecinin büyük ölçüde tamamlanma aşamasına geldiğini söyledi.
Deprem bölgesinde 450 binden fazla konutun kısa sürede tamamlandığını belirten Yılmaz, çalışmaların yalnızca konutlarla sınırlı kalmadığını ifade etti. Yollar, hastaneler, okullar ve organize sanayi bölgeleri başta olmak üzere çok sayıda altyapı ve üstyapı yatırımının da gerçekleştirildiğini kaydetti.
Yılmaz, deprem felaketinin Türkiye'ye toplam maliyetinin yıl sonu itibarıyla yaklaşık 105 milyar dolara ulaşacağını açıkladı.
Türkiye'nin cari açığının son yıllarda önemli ölçüde gerilediğini belirten Yılmaz, geçen yıl cari açığın milli gelire oranının yüzde 1,9 seviyesinde gerçekleştiğini söyledi.
Büyümenin de devam ettiğini ifade eden Yılmaz, Türkiye ekonomisinin geçen yıl yüzde 3,6 büyüdüğünü hatırlattı. Tarım sektöründe don ve kuraklık nedeniyle yaşanan olumsuzluklara rağmen büyümenin sürdüğünü belirten Yılmaz, bu yıl tarım sektörünün ekonomik büyümeye daha fazla katkı sağlamasını beklediklerini dile getirdi.
Yılmaz, istihdam verilerine ilişkin değerlendirmesinde de işsizlik oranının düşük seviyelerde seyrettiğini belirtti.
Haziran ayında işsizlik oranının yüzde 7,6 olarak gerçekleştiğini aktaran Yılmaz, mevcut yöntemin kullanılmaya başlandığı 2005 yılından bu yana en düşük seviyelerden birine ulaşıldığını söyledi. Yılmaz, özellikle genç ve kadın işsizliğinin azaltılmasına yönelik politikaların sürdürüleceğini ifade etti.
Dünya ekonomisinin son yıllardaki büyüme performansına da değinen Yılmaz, 2020-2025 döneminde küresel ekonominin kümülatif olarak yüzde 19 büyüdüğünü söyledi.
Aynı dönemde Türkiye ekonomisinin yüzde 35'lik kümülatif büyüme kaydettiğini belirten Yılmaz, ülkenin üretim kapasitesinin önemli ölçüde arttığını ve bu kapasitenin korunarak geliştirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
Yılmaz ayrıca, küresel ekonomide belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde Türkiye'nin istikrarını korumasının ve ekonomi politikalarını kararlılıkla uygulamasının önemine dikkat çekti.