Mobil
Finans

Altın Ve Gümüş Destekli Fon Piyasası Güçleniyor

18 Ocak 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Değişken Fonlar %39,46'lık bir getiri elde ederken, Hisse Senedi Fonları yıllık %26,95'lik daha az bir artış gösterdi. 2025...

Fon Piyasasında Yatırımcı İlgisi ve Performans

Geçtiğimiz yıl boyunca fon piyasasında yatırımcıların ilgisi sürdü. Kıymetli Maden Fonları, Fon Sepeti Fonları, Katılım Fonları, Para Piyasası Fonları, Karma Fonlar, Serbest Fonlar, Borçlanma Araçları Fonları ve Değişken Fonlar, yatırımcılara enflasyon oranını aşan getiriler sağladı.

Artık fonlar yalnızca birikim aracı olarak değerlendirilmiyor.

Türkiye'de aktif olan portföy yönetim şirketlerinin sayısı 70'i geçerken, 2025 yılı, yatırımcıların tutumları ve ürün seçimlerinin yeniden şekillendiği bir dönem olarak kayıtlara geçti. Artan fon sayısı, çeşitlenen stratejiler ve değişen para akışları, bu dönüşümün somut göstergeleri arasında yer aldı.

2025 yılı itibarıyla Türkiye'deki portföy yönetim şirketi sayısı 70'in üzerine çıktı.

Enflasyon ve Faiz Beklentileri

Enflasyondaki yavaşlama, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz indirimlerine yönelik beklentileri arttırdı. Ayrıca, Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk priminin (CDS) düşmesi, yatırımcıların Türk Lirası varlıklara olan ilgisini artırdı.

Aralık ayında, Türkiye'de enflasyon oranı yüzde 0,89 ile beklentilerin altında gerçekleşti. Yıllık enflasyon ise yüzde 30,89 ile son 49 ayın en düşük seviyesine geriledi.

Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), 202,7 baz puana düşerek Mayıs 2018'den bu yana en düşük seviyesine inmiş oldu.

Kıymetli Maden Fonlarının Yükselişi

Geçen yıl yatırımcı ilgisinin devam etmesiyle birlikte Kıymetli Maden Fonları, Fon Sepeti Fonları, Katılım Fonları, Para Piyasası Fonları, Karma Fonlar, Serbest Fonlar, Borçlanma Araçları Fonları ve Değişken Fonlar, yatırımcılara enflasyonun üzerinde kazanç sağladı.

2025 yılına ait yatırım fonu getirileri incelendiğinde, Kıymetli Maden Fonları yüzde 97,94 getiri ile açık ara en yüksek performansı gösterdi. Bu fonu, yüzde 75,77 ile Fon Sepeti Fonları ve altın bazlı katılım fonları izledi. Katılım Fonları ise yüzde 69,99 kazanç sağladı.

Likiditeye öncelik veren yatırımcıların tercihi olan Para Piyasası Fonları, yılı yüzde 53,19 ortalama getiri ile kapatırken, karma fonlar yüzde 45,85, serbest fonlar yüzde 43,98 ve borçlanma araçları fonları yüzde 42,54 kazanç sağladı.

Yatırımcıların dikkat etmesi gereken, piyasa koşullarının sürekli değişkenlik göstermesidir.

Değişken Fonlar yüzde 39,46 kazanç sağlarken, Hisse Senedi Fonları ise yıllık olarak yüzde 26,95 ile daha sınırlı bir artış kaydetti.

2025 yılı, ABD Başkanı Donald Trump'ın politikalarının etkisi altında geçti. Trump'a ilişkin belirsizlikler yıl boyunca sürdü. Hem tarifelerle hem de ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bağımsızlığına dair belirsizlikler, faiz indirimlerini ön plana çıkardı. Bu belirsizlikler, altın ve gümüş gibi değerli metallerin sert bir şekilde yükselmesine neden oldu.

Yatırımcıların Kıymetli Madenlere Yönelimi

Pusula Portföy Yönetimi AŞ Genel Müdürü Ayşe Seher Aydın, geçen yıl kıymetli madenler arasında özellikle altın ve gümüşün dikkat çektiğini belirtti.

Altının küresel jeopolitik riskler, ekonomik belirsizlikler ve Fed'in faiz indirim beklentileri ile yılı yüzde 64'lük bir getiri ile tamamladığını ifade eden Aydın, gümüşün de arz kaygıları ve endüstriyel taleple rekor seviyelere ulaştığını dile getirdi.

Aydın, yatırımcıların güvenli liman arayışı ve yüksek getiri beklentisi ile kıymetli maden fonlarına yöneldiğini vurguladı.

Geçen yıl altın ve gümüşün yükselişini destekleyen etkenlerin bu yıl da etkisini sürdüreceğini aktaran Aydın, "Yıla Venezuela gerilimiyle başlamışken, Grönland ve İran üzerindeki yeni jeopolitik risklerin eklenmesi, küresel güvenli liman ihtiyacını artırıyor. Bu bağlamda, kıymetli maden fonlarının bu yıl da portföylerde koruyucu ve kazandırıcı rol oynamasını bekliyoruz." şeklinde konuştu.

Hisse Senedi Fonlarına Yönelim Beklentisi

Aydın, enflasyondaki düşüşün kalıcı hale gelmesi ve ekonomik normalleşme belirtilerinin güçlenmesi ile yatırımcıların reel getiri potansiyeli olan araçlara yöneleceğini belirtti. "Faiz indirimleriyle, geçen yılın gözdesi olan para piyasası fonları cazibesini kaybedebilir ve hisse senedi fonları öne çıkabilir." dedi.

Ayrıca, finansman maliyetlerinin düşmesi, şirketlerin karlılığını artırarak daha güçlü finansal sonuçlar açıklamasını ve kredi derecelendirme kuruluşlarının olası not veya görünüm düzeltmesi ile hisse senedi fonlarının daha iyi performans gösterebileceğini öngördüğünü belirtti.

Aydın, "Kıymetli maden fonları da geçtiğimiz yılki performansını sürdürecektir. 2026 boyunca TL cinsinden varlıklara olan ilginin devam etmesini bekliyoruz. TCMB'nin enflasyondaki düşüşle uyumlu şekilde faizleri yıl sonuna doğru yüzde 30-28 bandına kademeli olarak indirmesi durumunda, pozitif reel faiz ortamı devam edeceği için yatırımcıların döviz talebi oluşmayacaktır. Uzun vadeli tahviller mevcut getiri seviyeleriyle faiz indirimleri öncesinde cazip bir getiri sunarken, küresel ölçekte Japonya hariç merkez bankalarının da gevşeme sürecine girmesiyle TL’nin carry trade açısından görece cazibesi korunacaktır. Bu doğrultuda, para piyasası fonlarının nominal getirileri faiz indirimleri ile gerileyip cazibesini kaybetse de, mevduat benzeri getiri ve yüksek likidite sayesinde tercih edilmeye devam edecektir." ifadelerinde bulundu.