Mobil
Altın

Altın Üretiminde Yenilikçi Yaklaşımlar Türkiye'yi Merkeze Taşıyabilir

8 Şubat 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Altın üretimindeki yenilikçi yaklaşım, Türkiye'yi bölgesel bir merkez haline getirebilir; üretim ve tüketim arasındaki fark fiyatları artırıyor ve ülke için 100 ton...

Altının Stratejik Önemi ve Yerli Üretim Gerekliliği

Jeopolitik tehditlerin ve küresel belirsizliklerin devam ettiği günümüzde, altının stratejik değerinin arttığını ifade eden sektör temsilcileri, yerli üretimin artırılmasının ekonomik güvenliği pekiştireceğini ve Türkiye'nin bölgedeki rolünü güçlendireceğini belirtiyor.

Altın, günümüzde güvenli liman olarak öne çıkmaktadır.

Altın Fiyatlarındaki Düşüş ve Etkileyen Faktörler

Altın Madencileri Derneği (AMD) Başkanı Hasan Yücel, altın fiyatlarındaki gerilemenin arkasında küresel faiz beklentileri, doların hareketleri ve kısa vadeli fon akımlarının etkili olduğunu açıkladı.

Yücel, kaldıraçlı işlemler nedeniyle piyasada yaşanan dalgalanmaların altın piyasaları da dahil olmak üzere birçok alanda hissedildiğini aktardı. "Jeopolitik riskler hala geçerli. İran sorunu ve Rusya-Ukrayna çatışması devam ederken, güvenli liman arayışı sürüyor. Kısa vadede yüzde 3-5'lik geri çekilmeler normal ama uzun vadede yönün yukarıda olduğunu düşünüyoruz." şeklinde konuştu.

Düşük Fiyatlar ve Fırsatlar

Düşük altın fiyatlarının Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu vurgulayan Yücel, "Fiyatlardaki düşüşü bir kriz değil, bir fırsat olarak değerlendirmek ve altını stratejik bir ürün olarak görerek üretimi artıracak destekleri devreye almak gerekiyor." dedi.

Yücel, Türkiye'nin önceliğinin yer altı kaynaklarını ekonomiye kazandırmak olması gerektiğini belirterek, "Bu dalgalı ortamdan daha az etkilenmek adına ithalata değil, yerli üretime yönelmeliyiz. Üretim arttıkça dışa bağımlılık ve cari açık baskısı azalır. Türkiye, altını ithal etmek yerine üretmek suretiyle güvence altına almalıdır." ifadelerini kullandı.

Dikkat: Merkez bankalarının artan altın alımları, altının güvenli liman olarak önemini artırmaktadır.

Merkez bankalarının artan altın alımlarına dikkat çeken Yücel, "Altının güvenli liman olarak yeniden önem kazanması geçici bir durum değil, yapısal bir eğilimi işaret ediyor. Jeopolitik riskler ve sistemle ilgili tartışmalar devam ettikçe, altının bu rolünü koruması bekleniyor." değerlendirmesinde bulundu.

Yücel, dünya genelinde yıllık altın üretiminin yaklaşık 3 bin 500 ton civarında olduğunu, küresel talebin geçen yıl ilk kez 5 bin tonun üzerine çıktığını ve bu durumun fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı yarattığını aktardı.

Türkiye'nin Altın Üretim Hedefleri

Türkiye'nin mevcut yıllık yaklaşık 28 tonluk üretiminin artırılması gerektiğini vurgulayan Yücel, tespit edilen toplam altın kaynağının 6 bin 500 ton civarında olduğunu ve bunun zamanla 8-10 bin tona ulaşabileceğini ifade etti.

Yücel, Türkiye'nin yıllık 100 ton üretim hedefinin ulaşılabilir olduğunu savunarak, izin süreçlerinin hızlandırılması ve finansmana erişimin kolaylaşması durumunda 5-10 milyar dolarlık ilave yatırımla 5 yıl içinde bu seviyeye ulaşılabileceğini belirtti.

Yücel, üretimin düşük kalmasında kamuoyu baskısı, izin süreçlerinin uzunluğu ve yatırım ortamındaki belirsizliklerin etkili olduğunu dile getirerek, "Stratejik planlama ve net karar mekanizmalarıyla üretimi artırmak mümkündür. Türkiye önce 50 ton, ardından 100 ton seviyesine çıkabilir. Bu hedef, cari açığın azaltılması ve rezerv güvenliği açısından stratejik bir zorunluluktur." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin Rafineri ve Kuyumculuk Altyapısı

Türkiye'nin güçlü rafineri ve kuyumculuk altyapısına sahip olduğunu vurgulayan Yücel, üretimin artırılması ve mevcut projelerin hızla devreye alınmasıyla Türkiye'nin yalnızca kendi altınını işleyen değil, çevre ülkelerin altınını da rafine eden ve ticaretini gerçekleştiren bir bölgesel merkez haline gelebileceğini belirtti.