Altın Fiyatlarındaki Düşüş Süregeldi
Devam eden jeopolitik gerginlikler ve yeni tarifelerin ortaya çıkma ihtimali, altın fiyatlarının tarihi zirvelere ulaşmasına yol açtı. Geçtiğimiz cuma günü başlayan değer kaybı, pazartesi günü de devam etti. Ocak ayında yüzde 13'lük bir artış gösteren altın fiyatları, cuma ve pazartesi yaşanan düşüşle birlikte ocak ayı başındaki seviyelerine döndü.
Ancak, altın ve gümüş fiyatları salı günü kayıplarının bir kısmını telafi etmeyi başardı. Bugün ons altın 4948 dolara kadar yükseldi. Spot altın ise şu anda 4933 dolardan işlem görüyor.
Gram Altın ve Gümüş Değerleri
Gram altın, 6920 TL seviyesine kadar yükselirken, şu anda 6896 TL'den işlem görmekte. Geçtiğimiz hafta ons gümüş 119 dolarlık rekor seviyeye ulaşmıştı ve şu an 83 dolardan alıcı buluyor.
Spot altın, ABD doları endeksindeki zayıflama, ABD ile İran arasındaki gerginlik ve Başkan Trump'ın yeni tarifeler uygulama olasılığı nedeniyle geçen hafta 5598 dolara kadar yükselerek rekor kırmıştı. Yurt içinde gram altın ise 7811 TL'ye kadar çıkmıştı.
Fakat, rekorların ardından gelen kâr satışları altın ve gümüş fiyatlarının düşmesine sebep oldu. Trump'ın ABD Merkez Bankası Fed'in başına Kevin Warsh'ı aday göstermesi de bu düşüşü destekledi. Uzmanlar, piyasaların Warsh'ı güvenilir bir isim olarak gördüğünü ifade ediyor.
İstihdam Raporu Yayınlanmayacak
ABD Çalışma Bakanlığı, federal hükümetteki kısmi kapanma nedeniyle ocak ayı istihdam raporunun bu cuma açıklanmayacağını duyurdu. Temsilciler Meclisi’nin salı günü bütçeye ilişkin nihai oylama yapması bekleniyor. Ticaret Bakanlığı’nın bütçesinin eylül sonuna kadar onaylanması, geçen yılki kapanmada yaşanan veri kesintilerinin bu kez yaşanmayabileceğini gösteriyor.
Yatırımım Trader CEO'su Candaş Atalay, değerli metallerdeki son dalgalanmayı "ABD ve Çin'deki kıymetli metal piyasalarındaki dalgalanmalar nedeniyle işlemlerde marjlar yeniden yükseltildi." şeklinde değerlendirdi. Atalay, yaşanan sert düşüşe rağmen altının boğa piyasasında kalmaya devam edeceğini belirtti.
Londra piyasalarında gümüş fiyatı, 121 dolardan yüzde 41 kayıp yaşadı. Kıymetli metal piyasalarında son kırk yıldır bu denli çalkantılı bir durum yaşanmamıştı.
Fiyatlarda Kısmi İyileşme
Pazartesi günü yaşanan fiyat düşüşünün ardından, altın ve gümüş fiyatlarında kısmi bir iyileşme gözlemleniyor. Fırsat alımları, ons altın fiyatını 4890 dolar, ons gümüş fiyatını ise 86 dolara kadar çıkardı. Yaşanan fiyat çöküşüne rağmen, altın ve gümüş yıl başından bu yana hala yüzde 10'un üzerinde kazanç sağlamış durumda.
Son fiyat hareketlerine rağmen, orta vadede altının boğa piyasasında kalmaya devam edeceği öngörülüyor. Altının çeşitlendirme etkisi güçlü bir şekilde sürüyor.
ABD - CME Grubu, Cumartesi günü Comex kıymetli metal vadeliler işlemlerinde marjları yeniden artıracaklarını açıkladı. Şanghay Vadeliler Borsası, altın ve gümüş gibi ana varlıklar için sıkılaştırılmış ticaret kurallarını uygulamaya koyuyor.
Şanghay Altın Borsası, kıymetli metallerde marj gereksinimlerini artırırken, gümüş vadeli sözleşmeleri için günlük fiyat limitleri belirliyor. Son bir ayda yaşanan sert hareketler, alınan bu önlemlerle daraltılmış durumda. Gelecekte, gün içinde bu denli yoğun fiyat dalgalanmaları beklenmiyor.
Altın ve Gümüşde Stabilizasyon Süreci
Candaş Atalay, "Altın ve gümüşdeki sert hareketlerin ardından stabilizasyon sürecine girilmiş durumda." diyerek, bu tür dönemlerin piyasanın yön aradığı ve fiyatların henüz dengelenmediği aşamalar olduğunu belirtti. Atalay, "Fiyatların oturmasını beklemek, hem alım hem de satım tarafında daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır." şeklinde ifade etti.
Bu süreçte, iç piyasalardaki yatırımcılar için fiyat farklarına odaklanmanın daha anlamlı olduğunu ifade eden Atalay, Türkiye'deki fiziki altın fiyatlarının ons altındaki son düşüşü tam olarak yansıtmadığını belirtti. Son üç günlük ortalamalarda, kilogram başına yurt içi fiyatlarla dünya fiyatları arasında yaklaşık 12.500 dolarlık bir fark oluştuğu görülmekte.
Geçmiş dönemlerde bu farkın genelde 2.000–3.000 dolar aralığında dengelendiği gözlemlenmiştir. Dolayısıyla, aradaki fark bu ortalama seviyelere yaklaştıkça, piyasanın daha sağlıklı bir zemine oturduğundan söz etmek mümkün olabilir.
Özetle, bu tür dalgalı dönemlerde ekrana kilitlenmek yerine, fiyat farkına odaklanarak yurtiçindeki altın talebini izlemek, dengesizlikleri takip etmek, kısa vadeli reflekslerden daha rasyonel bir bakış açısı sunmaktadır.