Küresel piyasalarda altın değerleri rekor seviyelere tırmanırken, jeopolitik belirsizlikler, faiz indirimine dair beklentiler ve doların zayıflaması yatırımcıları güvenli yatırım alanlarına yönlendirdi. Perşembe günü altın vadeli işlemleri, yüzde 1,5 artışla 4.831,80 dolardan kapanarak yeni bir rekor kırdı. Altın, yalnızca ocak ayı boyunca ons başına 500 doların üzerinde değer kazanarak güçlü çıkışını sürdürdü.
Uzmanlara göre, altına olan ilginin artmasında Trump’ın Avrupa’ya yönelik gümrük tarifesi tehditleri, Venezuela’ya ilişkin askeri harekât sinyalleri, Fed üzerindeki faiz indirim baskıları ve doların değer kaybetmesi etkili oldu. Piyasalarda, enflasyonun kontrol altına alınamaması ve yükselen kamu borçları, rezerv paralara olan güvenin sarsılmasına yol açarak yatırımcıları altına yönlendiriyor. Eğer güven tamamen sarsılırsa, altındaki yükselişin hızlanabileceği ifade ediliyor.
Fed’in 2025’te başlattığı faiz indirimleri, tahvil ve para piyasası fonlarının cazibesini azaltarak, getirisi bulunmayan ancak değer koruyan altını öne çıkardı. Uzmanlar, para piyasası fonlarında tutulan trilyonlarca dolarlık kaynağın yalnızca küçük bir kısmının bile altına yönelmesinin, fiyatları ciddi şekilde artırabileceğini belirtiyor. Goldman Sachs’a göre, ABD’de özel portföylerde altın ETF’lerinin payı hâlâ oldukça düşük durumda ve bu oranda yaşanacak sınırlı bir artış dahi altın fiyatlarına önemli destek sağlayabilir.
Altın fiyatlarını yukarı çeken bir diğer önemli faktör, merkez bankalarının artan talebi olarak öne çıkıyor. 2010 yılından bu yana net alıcı konumuna geçen merkez bankaları, özellikle 2022’de Rusya’ya yönelik yaptırımların ardından dolar ağırlıklı varlıklardan uzaklaşarak altına yönelmeye başladı. Çin ve bazı gelişmekte olan ülkeler, yaptırım riskine karşı rezervlerini çeşitlendirirken, Polonya gibi ülkeler de para birimlerini desteklemek amacıyla altın alımına yöneldi. Dünya Altın Konseyi’nden Juan Carlos Artigas, merkez bankalarının altını sadece getirisi için değil, aynı zamanda rezerv dengesini güçlendirmek için tercih ettiğini vurguluyor.
ABD borsalarında teknoloji hisselerinin öncülük ettiği yükseliş, değerlemeleri tarihi zirvelere taşıdı. Uzmanlar, hisse senetlerinin dot-com balonundan bu yana en pahalı seviyelerde olduğunu belirtiyor ve yatırımcıların risk dengesini sağlamak için altına yöneldiğine dikkat çekiyor. Geçtiğimiz hafta “Magnificent 7” olarak anılan büyük teknoloji hisselerindeki sert satışlar, S&P 500’ü baskı altına alarak alternatif yatırım arayışını hızlandırdı.
Citi verileri, altının geçmişte yüzde 20’nin üzerinde yükseldiği beş yılın tamamında, takip eden yılda ortalama yüzde 15’ten fazla değer kazandığını gösteriyor. 2024 yılı için yüzde 27 değer kazanan altın, 2025’te bu artışı yüzde 65’e taşıdı. Analistlere göre mevcut durum, güçlü momentumun 2026 yılına kadar devam edebileceğine işaret ediyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!