Haftanın başlarında altın fiyatları, ilk kez ons başına (31,1 gram) 5 bin dolar (4 bin 217 euro) seviyesini geçti. Bu yeni zirve, artan jeopolitik gerilimlerin yatırımcıların bu değerli maddeye yönelmesine sebep olduğunu gösteriyor. Altın, belirsiz dönemlerde yatırımcıların tercih ettiği, krize karşı dayanıklı bir "güvenli liman" olarak öne çıkıyor.
Son bir yıl içerisinde altın fiyatları önemli bir artış gösterdi ve geçen yıla oranla neredeyse iki katına çıktı. Bu durum, Türkiye'deki gram ve çeyrek altın fiyatlarını da etkiliyor.
Geçtiğimiz yıl altın fiyatlarında kayda değer bir yükseliş söz konusu oldu; ancak 2019'dan bu yana artışlar dikkate değer bir seviyedeydi. O dönemde bir ons altın yaklaşık bin 280 dolara satılıyordu.
Piyasa analistlerine göre, belirsizlik mevcut fiyat artışının en önemli tetikleyicisi durumunda. ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme tehdidi ve bu konuda karşı çıkanlar için uyguladığı gümrük cezaları, ABD ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkileri olumsuz etkiledi.
Bu müdahale sonucunda, Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ABD özel güçleri tarafından yakalanarak ülkeye götürüldü. Altın fiyatlarının 2025 yılına kadar yükselişinde, Ukrayna ve Gazze'deki çatışmaların yarattığı jeopolitik kaygılar etkili oldu. Ayrıca, Trump'ın gümrük tarifeleri, ABD'nin borç durumu ve doların küresel rezerv para birimi olma statüsüne dair ekonomik endişeler de bu durumu destekliyor.
İngiltere merkezli yatırım platformu AJ Bell'de piyasa bölüm başkanı Dan Coatsworth, yatırımcıların, Trump'ın yeni ve tartışmalı bir fikre yönelme ihtimaline karşı güvenlik önlemlerini bırakmak istemediklerini belirtiyor.
Almanya'nın DZ Bank'ına göre, dünya genelindeki jeopolitik koşulların kötüleşmesi, hem bireysel hem de kurumsal yatırımcıların portföylerinde altın payını artırmalarına yol açıyor. Banka, bu eğilimin 2026 yılına kadar devam edeceğini öngörüyor.
Geçtiğimiz hafta, altın fiyatları için son 20 yılın en güçlü haftası olarak kaydedilirken, ABD Doları için ise Mayıs 2025'ten bu yana en kötü hafta yaşandı. Bu durum, altın fiyatları ile dolar arasındaki ilişkiyi gözler önüne seriyor.
Küresel işlem platformu Forex.com'da piyasa analisti Fawad Razaqzada, son dönemlerdeki yatırımcı davranışlarının "güvenli liman stratejisi" ile örtüştüğünü ifade ediyor. Analiste göre, fiyat artışı, güçlü bir "korunma talebini" yansıtıyor. Bununla birlikte, yatırımcıların dolara ve tahvillere olan güveninin azaldığı görülüyor.
Geçen yıl, dolar, 2017'den bu yana en büyük yıllık düşüşü yaşarken, diğer önemli para birimlerine karşı yüzde 9,5 değer kaybetti. Birçok analist, ABD ekonomisindeki belirsizlik ve yatırımcıların ABD varlıklarından uzaklaşma eğilimlerinin 2026 yılına kadar devam edeceğini düşünüyor.
Japon yeni de yatırımcıların ilgisini kaybeden bir diğer para birimi konumunda. Japonya'nın mali durumu hakkında endişeler nedeniyle yen değer kaybetti ve Japon yetkililerin para birimini desteklemek için müdahale edebileceği yönünde spekülasyonlar var. Olası bir müdahale, doları daha fazla baskılayabilir ve altın fiyatlarının yükselmesine katkıda bulunabilir.
Uzmanlar, altın fiyatlarındaki mevcut artışın yeni yatırımcıların piyasaya girmesiyle de bağlantılı olduğunu belirtiyor. Analistler, giderek daha fazla yatırımcının bu alana yönelmesi nedeniyle altına dayalı borsa yatırım fonlarına (ETF) olan talebin arttığını aktarıyor.
Altın, uzun zamandır dünya genelindeki merkez bankaları tarafından satın alınmakta. Ancak, ETF'lere olan yeni talep mevcut artışı destekliyor. Dünya Altın Konseyi, Aralık 2025 itibarıyla altın ETF'lerinde yönetilen varlıkların geçen yıl iki katına çıkarak 559 milyar dolara ulaştığını bildirdi.
Dünya Altın Konseyi'ne göre, Trump'ın ekonomi politikaları başarılı olursa ve ABD'de büyüme hızlanırsa, daha güçlü bir dolar ve artan politika faizleri altın fiyatlarını olumsuz etkileyebilir. Ancak, Goldman Sachs analistleri bu olasılığı düşük görüyor.
Nitekim, kısa süre önce altın tahminlerini yukarı yönlü revize ettiler. Goldman Sachs'a göre, altın, 2026 yılı sonunda ons başına 5 bin 400 dolara ulaşabilir.