ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki çatışmayı devam ettireceğine dair açıklamalarının ardından, altın fiyatları yön değiştirerek bugün %3’ün üzerinde bir düşüş yaşadı.
Trump, ulusa sesleniş konuşmasında, ABD’nin önümüzdeki iki ila üç hafta içerisinde İran’a “son derece sert” müdahalede bulunacağını ve bu durumu “Taş Devri’ne geri döndürmek” olarak tanımladığını ifade etti. Ayrıca, çatışmadaki stratejik hedeflerin büyük ölçüde tamamlandığını belirtti.
Brent petrol fiyatlarının yükselmesiyle birlikte, ABD 10 yıllık tahvil faizi ve dolar endeksi de artış gösterdi; bu durum, dolar bazında altın üzerinde baskı oluşturarak etkisini gösterdi. İran’daki çatışmanın 28 Şubat’ta başlamasıyla birlikte petrol fiyatlarının artması ve enflasyon baskılarının artması, Fed’in para politikası yönünü belirsiz hale getirmişti. Mart ayında altın, %11’lik bir düşüşle 2008’den bu yana en kötü aylık performansını sergiledi.
Fed’in faiz indirimi beklentileri, 2026’nın büyük bir kısmında düşük kalmaya devam ediyor. Piyasalarda, Aralık toplantısında yalnızca %25 ihtimalle sınırlı bir faiz indirimi öngörülüyor.
Altının gram fiyatı, bugün 6.867 TL seviyelerinden %3’ün üzerinde kayıpla 6.516 TL seviyesine geriledi. Ons altındaki düşüş, gram altın üzerinde olumsuz etki yarattı. Son günlerde savaşın 2-3 hafta içerisinde sona erebileceği beklentileriyle altın fiyatları hızlı bir yükseliş göstermişti.
Altın konusunda öne çıkan yorumlarda, 3. Göz Danışmanlık Kurucusu Hikmet Baydar, teknik göstergelerin 31 Mart itibarıyla yukarı yönlü sinyaller vermeye başladığını belirtti. Çarşamba günü fiyatlamalarda da bu sinyallerin kuvvetlendiğini ifade etti. Ancak ons altın için kritik seviye olan 4.801 doların altında olunduğunu ve burada kalınması gerektiğini vurguladı. Bu seviyenin önemli bir direnç noktası olduğunu belirten Baydar, 4.800 dolardan sonra alış ve satışlar arasında ciddi bir mücadele olabileceğini düşündüğünü aktardı.
Gram altındaki yukarı yönlü sinyallerin son iki gündür geldiği için fiyatların yükselmeye devam edebileceği öngörülüyor. Kritik seviye olarak 6.829 TL civarı belirtilirken, 7.100 TL seviyelerine kadar çıkış olasılığının yüksek olduğu ifade edildi. Dalgalı bir seyir yaşandığı belirtilirken, orta vadeli göstergelerin yukarı yönlü sinyaller verdiği için 7.130 TL seviyelerine kadar rahat bir çıkış yaşanabileceği düşünülüyor.
Savaşın iki ila üç hafta içinde sona ereceğine dair beklentiler, fiyatlarda hareketlilik yaratmış durumda. Ancak bu sözlerin ne kadar gerçekçi olduğu belirsiz. İran, kara harekâtına hazırlık yaparken, piyasalarda yatıştırıcı açıklamalar yapılması mümkün. Eylemler, piyasa gerçeklerini daha iyi yansıtır.
2-3 hafta içinde savaş sona ererse, yukarı yönlü hareket beklenebilir. Ancak barışın kalıcı olup olmayacağı konusunda şüpheler var. Şu an için altının 7.500 TL’nin üzerine çıkması için yeterli bir neden bulunmuyor. Özellikle petrol tesislerinin vurulması nedeniyle arz sorunları yaşanabilir; bu durum fiyatlarda önemli dalgalanmalara neden olabilir. Savaşın sona ermesi durumunda gram altının 7.500 TL seviyesini görme olasılığı artabilir.
Altın ile ilgili en kritik durum, orta vadede Körfez bölgesinde ciddi bir sermaye kaybının yaşanması. Dubai’de piyasa fiyatının 30 dolar altında altın satışı yapılmak zorunda kalındığı gözlemlendi. Alış işlemleri nedeniyle bazı emirler toplandı ve gram altında 6.000 TL’nin altına düşüş yaşandı.
Risklerin henüz sona ermediği, savaş nedeniyle gelir kaybının yaşandığı belirtiliyor. Yavaşlama belirtileri ve üretimdeki daralma, altın için tehlike oluşturuyor. Faizlerin düşmesi için enflasyonun ciddi sinyaller vermesi gerektiği vurgulanıyor. Yüksek enflasyon ve daralma sinyalleri stagflasyon tartışmalarını gündeme getirebilir.
Parasal sistemdeki risklerin devam etmesi, altının güvenli bir liman olma özelliğini sürdürmesine neden oluyor. Ancak mevcut durumda doların hareketlerinin, savaşa giren bir ülkenin parasının hareketi gibi görünmediği ifade ediliyor. ABD’nin savaşa girmesinin kazanç sağlayacağına dair spekülatif hareketler gözlemleniyor. Hem altında hem dolarda bu durumun etkileri görülüyor. Petrol fiyatlarında tansiyonun henüz düşmediği belirtiliyor. Bu nedenle temkinli olmak gerektiği vurgulanıyor ve risklerin hala yüksek olduğu hatırlatılıyor.