ABD ile İran arasındaki gerilim, ekonomik durumu etkilemeye devam ediyor. ABD Başkanı Trump, "savaş sona erdi" ifadesiyle dikkat çekti. Bu beyan, piyasalarda spekülasyon yaratma amacı taşıyor olabilir mi? Altın, döviz ve borsa yönü nasıl şekillenecek? Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nden Prof. Dr. Abdulkadir Develi bu durumu değerlendirdi.
Dün petrol fiyatları 114 dolara kadar yükseldi. Trump’ın bu konudaki beyanları, piyasaların artık bu tür açıklamalara alıştığını gösteriyor. Ticaret tarifeleri konusunda da önce sert bir tutum sergileyip ardından geri adım atma alışkanlığı mevcut. Piyasalarda, “Trump her zaman geri adım atar” algısı hakim. Özellikle petrol fiyatlarının artması, ABD’deki hane halkını da etkileyen bir durum. Bu durum, enflasyon beklentilerini artıran bir etken.
Trump’ın uzun zamandır beklediği faiz indirim sürecini olumsuz etkileyeceği için petrol fiyatları oldukça kritik. Bu nedenle, yükselen petrol fiyatlarını düşürmek amacıyla “Savaş neredeyse sona erdi.” ifadesini kullandı. Bu bağlamda, Brent petrol şu anda 93 dolar civarında işlem görüyor. ABD’li hane halkı ise şu soruya odaklanıyor:
“Benzin ve motorin için ne kadar harcıyorum?”
Maliyetler artarsa, enflasyonist baskılar kaçınılmaz olacaktır. Enflasyonun yükselmesi, hane halkı için olumlu bir gelişme değil; aynı zamanda Trump’ın faiz indirme isteğini de ortadan kaldıracaktır. Bu nedenle Trump, “Savaş bitti.” diyerek bir adım atmış oldu. Hürmüz Boğazı ise kritik bir konumda yer alıyor.
Dünya petrol sevkiyatının %20'si ve doğalgazın %20'si bu bölgeden geçiyor. Yani enerji açısından çok önemli bir merkez. Hürmüz Boğazı’nın kapanması, enerji satmak isteyen ülkelerin satış yapamaması ve almak isteyenlerin de alamaması anlamına geliyor. Bu durum, dünya enerji ticaretinin yaklaşık %20’sinin aksaması demektir ki bu oldukça yüksek bir oran.
Trump, Venezuela'dan şimdiye kadar 100 milyon varil petrol çıkardıklarını da ifade etti. Enerji üretimi ve arz fazlası ile ilgili açıklamalarıyla piyasayı sakinleştirmeye çalıştı. Çünkü yüksek enerji fiyatları, Trump’ın da işine gelmiyor. FED Başkanı ile sürekli “faiz indir” tartışması yaşadığı biliniyor. Petrol fiyatları artarsa, faizler düşmez; bu temel bir kuraldır.
Uyguladığı ticaret politikası, yüksek enflasyon ve yüksek faiz ortamından olumsuz etkilenir. İçeride enflasyon ve faiz artarsa, “Önce Amerika, üretimi ve istihdamı artıracağım” söylemi de zayıflar. Trump, bunu fark ederek yeni bir söylem geliştirdi.
Petrol konusu son derece önemli. Dünya genelindeki merkez bankalarının mart ayında faiz indirme düşüncesinden uzaklaştığını düşünüyorum. Çünkü artan enerji fiyatlarının yarattığı enflasyonist baskı ve belirsizlik, merkez bankalarını daha temkinli olmaya zorlayacaktır. Hatta bazı merkez bankaları, kriz ve savaş devam ederse faiz indirmeyi bir kenara bırakıp faiz artırma sürecine gidebilir.
Petrol fiyatı 93 dolara kadar geriledi. ABD endekslerinde de yaklaşık %1 oranında bir toparlanma yaşandı. Ancak bunun kalıcı olup olmayacağı belirsiz. Çünkü savaş devam ediyor ve Hürmüz Boğazı hala kapalı. Trump ise “Savaş bitti.” diyor. Piyasalar şu an bunu anlamaya çalışıyor. Trump’ın beyanı mı yoksa sahadaki gerçekler mi ağır basacak? Bunu uygulamalarda görmek gerekecek.
Petrolde ani bir yükseliş ardından geri çekilme görüldü. Şu anda piyasalar savaşın seyrini izliyor. Diplomasi kanalları dünya liderleri arasında yoğun bir şekilde çalışıyor. Bu kriz, tüm dünyayı olumsuz etkileyebilir ve büyük bir belirsizlik yaratabilir. Bu nedenle piyasalar daha fazla netlik arıyor.
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Sorumluluk Beyanı