CHP lideri Özgür Özel’in Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’a gönderdiği küfür dolu mesajların kamuoyuna yansıması üzerine İnan, "Siyasetin temel ilkesi ahlak olmalıdır, bu bizim ilkemizdir. Gençlerin temsilcisi olduklarını iddia eden bir partinin kullandığı bu dilin gençler tarafından örnek alınmamasını umuyorum" şeklinde konuştu. "Cumhurbaşkanımız her zaman üç temel prensibi vurgular: Dürüstlük, sorumluluk ve siyasette ahlak. Bu, bizim duruşumuzdur. Ancak CHP'nin doğasına uygun olarak Cumhurbaşkanımıza yönelik çirkin ifadeler kullanmak ve halkın değerlerine saldırmak, onların alışkanlığı haline geldi. Hem vurgunculuk hem de hırsızlıkla birlikte küfürbazlık da eklenmiş durumda. Özgür Özel'in tutumu, partinin yaşadığı psikolojik ve siyasi krizin boyutlarını gözler önüne seriyor. Kendilerini gençlerin temsilcisi olarak sunan bir partinin bu tür bir dil kullanması, gençlerin örnek almasını engellemelidir. Biz her zaman, özellikle genç bir siyasetçi olarak, bu tür terbiyesizliği hayatın her alanında kınıyoruz.
CHP'den ayrılmak isteyen belediye başkanları ve milletvekilleri hakkında sorulan bir soru üzerine İnan, "Özgür Özel ve ekibi, kongreyi kazandıkları yöntemlerle partiyi yönetmeye devam ediyorlar. Özgür Özel, iddianamede adı geçen milletvekilleri hakkında açıklama yapmak zorundadır" şeklinde cevap verdi. "CHP içinde büyük bir kriz yaşanmakta. Partililer, partinin artık siyaset yapacak bir alan olmaktan çıktığını açıkça dile getiriyor. Özgür Özel ve arkadaşları, kongreyi kazandıkları yöntemlerle partiyi yönetiyorlar. İçlerinde 5-6 parçaya bölünmüş hizip grupları bulunuyor. Hırsızlıkla yönetilen bir CHP var. Bu durum Türk siyaseti için tehlikeli. Kendi arkadaşları, İBB iddianamesinde adı geçen kişileri parti yönetimine almamaları için uyarıyor. Özgür Özel, iddianamede adı geçen milletvekilleriyle ilgili açıklama yapmak zorundadır. Eğer açıklama yapmazlarsa, oy oranları yüzde 25'lere düşer. Son iki buçuk yıl içinde bu kişiler, hırsızlık ve yolsuzlukla ilgili ortaya koydukları enerjinin onda birini bile vatandaşlara hizmet için harcamadılar. Şehirlerimizi maalesef kötü bir duruma sürüklüyorlar. İstanbul yolsuzlukla, Ankara susuzlukla, İzmir ise çöp dağlarıyla anılmakta. İlk seçimlerde yiğit düştüğü yerden kalkacak. Farklı anket firmalarına göre Cumhurbaşkanımızın oyu yüzde 52.5’e ulaşmıştır. AK Parti yüzde 35 civarındayken, CHP yüzde 25'lerde kalmıştır. Cumhurbaşkanımız en yakın rakibine yüzde 20 fark atmaktadır.
Sanal kumar ve sanal bahis operasyonları hakkında sorulan bir soruya yanıt veren İnan, "Kumar ve sanal bahislerin kökünü kurutacağız" dedi. "Cumhurbaşkanımızın bu konuda net ve kararlı bir iradesi var. Bizim korumamız gereken en önemli konu çocuklar ve gençlerdir. Sosyal medya ile ilgili eylem planlarımız genişliyor. Dijital dünyada çocuklarımızı ve gençlerimizi korumak bizim görevimiz. İspanya ve Fransa'da atılan adımlar var; biz de kendi modelimizi hayata geçireceğiz."
CHP’nin İBB davalarındaki içerikle ilgili herhangi bir açıklama yapmadığına dair soruya yanıt veren İnan, "Delilleriyle birlikte bunların hepsini açıklamak zorundalar" dedi. "İddianamedeki olayların hepsine baktığımızda HTS kayıtları ve MASAK raporları mevcut. Birbirini teyit eden çapraz kontrol mekanizmaları oluşturulmuş konular bunlar. Delilleriyle birlikte bunları açıklamak zorundalar. Ayrıca, milletvekillerine emanet edilen paralar var. Döviz bürolarından toplanan paraların bagajlarda bulunduğu iddia ediliyor. Özel jetle yurt dışına kaçırıldığı öne sürülen paralar var. Bu iddialara yanıt vermekle yükümlü olanlar, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetimidir. Meseleyi sadece siyasi bir tanım olarak ele almak yeterli değildir."
İzmir'deki belediyecilik durumu hakkında yöneltilen bir soru üzerine İnan, "CHP, İzmir’de belediyecilik tarihinin en kötü dönemlerinden birini yaşıyor" şeklinde ifade etti. "AK Parti hükümeti olarak İzmir’de bugüne kadar birçok hizmet sunduk ve sunmaya devam edeceğiz. Şehrin ihtiyaçlarının karşılanmasında Cumhurbaşkanımızın İzmir’e güçlü bir desteği var. Bakanlarımızla birlikte her türlü yardımı alıyoruz. CHP, İzmir’de belediyecilik tarihinin en kötü dönemlerinden birini yaşıyor. Bugüne kadar görev yapmış belediye başkanları açısından da şehir adına bir başarıdan söz etmek mümkün değil. İzmir, yaklaşık 25 yıl boyunca ciddi şekilde geriye gitti. Bu durumdan rahatsızız ancak şehircilik anlamında gelinen nokta ortada. Mevcut belediye başkanı, son 2.5 yıllık süreçte beceri ve yetkinlik açısından sınıfta kalmıştır. Şehir birçok kronik sorunla mücadele ediyor ve bu durum bizi üzmektedir. İzmir'de 8 milletvekilimiz var; her biri yerel yönetici gibi çalışıyor. Ancak İzmirli olmayan veya seçim bölgesiyle bağı bulunmayan birçok kişi milletvekili yapıldı. Biz bunlara 'aktarmalı vekil' diyoruz. İzmir'i sadece bir durak olarak görenler var. Biz ise İzmir’in aktarmasız vekilleri olarak, doğup büyüdüğümüz bu şehirde görevimizi son anına kadar sürdürerek İzmir’in haklarını savunacağız.